Elinize bir ödeme emri ulaştığında geriye çok kısa bir zaman kalır. İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve bu sürede yapılan tek bir yer hatası, borç gerçekte olmasa bile takibin kesinleşmesine yol açabilir. Aşağıda İİK ve HMK çerçevesinde itirazın nereye, nasıl ve hangi içerikle yapılacağı ele alınmaktadır.
Yedi gün ne zaman başlar?
Süre, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işler. Tebligatın kapıya yapıştırma yoluyla bırakıldığı hâllerde şerhin içeriği ve haber verme usulünün yerine getirilip getirilmediği ayrıca incelenmelidir; usulsüz tebligat iddiası, süreyi öğrenme tarihine çekebilen ayrı bir başvuru konusudur.
İtiraz mahkemeye değil, icra dairesine yapılır
Uygulamada en pahalı hata budur: ödeme emrine itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine verilir. Doğrudan icra mahkemesine yapılan başvurular çoğu zaman süreyi kurtarmaz. İtiraz dilekçesinde dikkat edilecek noktalar:
- Borca itiraz genel olarak yapılabilir, ancak imzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır.
- Borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa kabul edilen miktar açıkça gösterilmelidir.
- Faiz oranına, işlemiş faize veya takip dayanağı belgeye itiraz varsa her biri kalem kalem yazılmalıdır.
- Yetki itirazı da aynı yedi günlük süre içinde ve esasa itirazla birlikte ileri sürülmelidir; yetkili icra dairesinin hangisi olduğu gösterilmezse itiraz sonuç doğurmaz.
Yetki: hangi icra dairesi?
İcra takiplerinde yetki, mahkemelerin yetkisine ilişkin kurallara paralel belirlenir. Kural olarak borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yetkilidir; sözleşmeden doğan alacaklarda ifa yeri icra dairesi de gündeme gelir. Tacirler arasındaki yetki sözleşmeleri takibin yetkisini de etkileyebilir. Yetkisiz dairede başlatılan takibe süresinde itiraz edilmemesi, o daireyi yetkili hâle getirir.
İtirazdan sonra top alacaklıda
- Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; alacaklının yeni bir işlem yapması gerekir.
- Alacaklının elinde İİK'nın aradığı nitelikte bir belge varsa itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurur; bu yol dar yetkili ve kısa sürelidir.
- Belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açılır; burada alacağın varlığı tüm delillerle tartışılır.
- Her iki yolda da kanunda öngörülen başvuru süreleri hak düşürücüdür ve haksız çıkan taraf aleyhine tazminat riski doğar.
Süre kaçırıldıysa
Elinde olmayan bir engel nedeniyle süresinde itiraz edilememişse, engelin ortadan kalkmasından itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde mazeret gösterilerek gecikmiş itiraz yoluna gidilebilir. Mazeretin belgeye dayandırılması esastır; hastalık, tutukluluk veya yurt dışında bulunma gibi hâller yazılı kayıtla desteklenmelidir.
Buradaki anlatım genel bir yol haritasıdır. Takip türü, dayanak belge ve tebligat biçimi sonucu değiştirebileceğinden, ödeme emrini süre geçmeden bir hukukçuya inceletmeniz yerinde olur.