İlamsız icra takibi, alacaklının elinde mahkeme kararı bulunmadan başlatabildiği bir yoldur. Sistem bu nedenle borçluya kısa ama etkili bir savunma imkânı tanır: ödeme emrine süresinde yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Sürenin kaçırılması ise takibi kesinleştirir ve haciz aşamasının önünü açar. Aşağıdaki liste, ödeme emri elinize ulaştığı andan itibaren yapılması gerekenleri sıralar.
Gün 0: Tebliğ tarihini kayda geçirin
Yedi günlük itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğ edildiği günü izleyen günden işlemeye başlar. Tebligat parçasındaki tarih, kime tebliğ edildiği ve varsa şerhler mutlaka not edilmelidir. Tebligat usulsüz yapılmışsa, borçlunun öğrenme tarihinin esas alınması için icra mahkemesine başvurulur; ancak öğrenme tarihinin somut biçimde ortaya konulması gerekir. Süre dolmadan yapılan her işlem kolay, süre dolduktan sonraki her işlem zordur.
İtirazın türünü doğru seçin
- Borca itiraz: Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya miktarın fazla olduğu ileri sürülür. Kısmî itirazda kabul edilen tutar açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde itiraz yapılmamış sayılabilir.
- İmzaya itiraz: Takip senede dayanıyorsa ve imza borçluya ait değilse, imza itirazı ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Sadece "borcum yoktur" demek imzayı kabul etmek anlamına gelir.
- Yetkiye itiraz: İcra dairesinin yetkisiz olduğu ileri sürülüyorsa, yetkili icra dairesi de gösterilmelidir; gösterilmezse itiraz sonuç doğurmaz.
Üç itiraz türü birlikte ileri sürülebilir. Ancak her birinin ayrı ayrı ve açık biçimde yazılması gerekir.
İtirazdan sonra ne olur?
- Takip durur. Alacaklı, itirazın kaldırılması veya iptali için harekete geçmek zorundadır.
- İtirazın kaldırılması: Alacak, kanunda sayılan nitelikli belgelere dayanıyorsa icra mahkemesine başvurulur ve bu yol için altı aylık süre öngörülmüştür.
- İtirazın iptali: Genel mahkemede açılır ve itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde kullanılır.
- Alacaklı bu sürelerde harekete geçmezse takip düşer; borçlu bakımından bu, sessizce beklemenin işe yaradığı ender durumlardandır.
İnkâr tazminatı riski
İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa, borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Aynı biçimde, alacaklının haksız takip yaptığı belirlenirse onun aleyhine de tazminat söz konusu olabilir. Bu nedenle itiraz kararı, borcun gerçekten tartışmalı olup olmadığı değerlendirilerek verilmelidir; refleks olarak yapılan her itiraz maliyetsiz değildir.
Süre kaçırıldıysa: gecikmiş itiraz ve menfi tespit
Borçlu, elinde olmayan sebeplerle süresinde itiraz edememişse, engelin ortadan kalkmasından itibaren kısa bir süre içinde gecikmiş itirazda bulunabilir; mazeretin belgeyle desteklenmesi beklenir. Ayrıca borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası açılabilir; ödeme yapıldıktan sonra ise istirdat davası gündeme gelir. Bu yollar itirazın yerini tam olarak tutmaz, çünkü takip kendiliğinden durmaz.
Delil hazırlığı
- Ödeme yapıldıysa banka dekontları ve açıklama satırları.
- Senede dayalı takipte senedin fotokopisi ve varsa teminat amaçlı verildiğine ilişkin yazışmalar.
- Zamanaşımı savunması için borcun doğum tarihini gösteren belgeler.
- Yetki itirazı için ikametgâh kaydı ve sözleşmedeki ifa yerine ilişkin hüküm.
Bu belgeler itiraz dilekçesine eklenmese de, sonraki aşamada hazır bulunması dosyanın seyrini hızlandırır.
Buradaki açıklamalar genel bir yol haritasıdır; takibin dayanağı, borcun türü ve tebligatın biçimi sonucu değiştirebilir. Yedi günlük süre çok kısa olduğundan, ödeme emrini aldığınız gün bir hukukçuya başvurmanız en güvenli yaklaşımdır.