İlamsız icra takibi, alacaklının elinde mahkeme kararı olmadan başlatabildiği bir yoldur. Bu yapı hızlıdır; ancak borçluya da kısa bir pencerede güçlü bir savunma imkânı tanır. İİK ve HMK çerçevesinde, ödeme emri geldikten sonra atılacak adımlar ve ispat yükünün nasıl yer değiştirdiği aşağıda anlatılıyor.
Ödeme emri elinize geçtiğinde ilk kontrol listesi
- Tebliğ mazbatasındaki tarihi ve tebligatın kime yapıldığını doğrulayın.
- Takip talebindeki alacak kalemlerini, dayanak belgeyi ve faiz başlangıcını ayrı ayrı okuyun.
- Takibin hangi tür üzerinden açıldığını tespit edin; adi takip ile kambiyo senedine dayalı takibin usulü farklıdır.
- Yetkili icra dairesinin doğru seçilip seçilmediğini kontrol edin.
İtirazın kapsamı sonucu belirler
Süresi içinde icra dairesine yapılan itiraz, adi takibi kendiliğinden durdurur. Ancak itirazın kapsamı önemlidir: borca itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz ve faize itiraz farklı sonuçlar doğurur. Yalnızca "borcum yoktur" denilerek yapılan genel itirazda imza inkâr edilmiş sayılmaz; bu da senede dayalı takiplerde savunmayı zayıflatır. Yetki itirazının ise yetkili merci gösterilerek yapılması gerekir, aksi hâlde sonuç doğurmaz.
İtirazdan sonra ispat yükü kimde?
Borçlu itiraz ettiğinde top alacaklıya geçer. Alacaklı, itirazın iptali davası ya da itirazın kaldırılması yoluyla takibi sürdürmek zorunda kalır. Bu iki yol arasındaki fark elindeki belgenin niteliğine bağlıdır: belge kanunda aranan nitelikleri taşımıyorsa, alacaklı genel mahkemede yargılama yapmak durumunda kalır. Borçlu açısından bu, dosyanın hızlı icra hattından çıkıp tanık ve bilirkişi delillerinin tartışılabileceği bir zemine taşınması demektir.
Süre kaçtığında elde kalanlar
- Ödeme emrine itiraz süresinin kaçırılması, takibi borçlu bakımından kesinleştirir.
- Bu durumda borcun ödendiği veya zamanaşımına uğradığı yönünde ayrı bir dava yolu gündeme gelir.
- Tebligat usulsüz yapılmışsa, öğrenme tarihine göre yapılacak tebligat şikâyeti ilk başvurulacak yoldur.
- Haczedilemeyecek mal ve gelirlere ilişkin şikâyet hakkı ayrıca değerlendirilir.
Süre geçtikten sonra açılan yollar daha uzun ve masraflıdır; bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihi, dosyanın en kritik verisidir.
Borçlu tarafında delil düzeni
Ödeme savunması yapılacaksa, dekontların açıklama alanı ile takip konusu dönem eşleştirilmelidir. Cari hesap ilişkisi varsa mutabakat yazıları, iade edilen mallara ilişkin irsaliye ve fatura kayıtları da aynı klasörde tutulmalıdır. Bu düzen, itirazın iptali davasında hesap bilirkişisine sunulacak dosyanın omurgasını oluşturur.
İcra takiplerinde günler değil, saatler bile sonucu değiştirebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; takibin türü ve dayanak belgeye göre izlenecek yol değişeceğinden, ödeme emrini aldıktan hemen sonra hukuki destek almak önemlidir.