İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının doğrudan icra dairesine başvurarak başlattığı yoldur. Borçlu açısından bu yolun en belirleyici özelliği, savunmanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyen çok kısa bir süreye sıkışmış olmasıdır. Bu süre kaçırıldığında takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Ödeme Emri Eline Geçtiğinde İlk Kontrol
- Tebliğ tarihi ve tebligatın usulüne uygunluğu; adres hatalı ise tebligatın geçersizliği ayrıca ileri sürülebilir.
- Takip talebindeki alacağın dayanağı: fatura, sözleşme, senet ya da yalnızca beyan.
- Talep edilen tutar, faiz türü ve faizin başlangıç tarihi.
- Takibin dayandığı belge bir kambiyo senedi ise, ilamsız takipten farklı ve daha kısa süreli bir rejim uygulandığı.
- İcra dairesinin yetkisi; yetki itirazının ayrıca ve süresinde yapılması gerektiği.
İtirazın Kapsamı Sonucu Belirler
Borçlu, borcun tamamına veya bir kısmına itiraz edebilir. İtiraz gerekçe göstermeden yapılabilir; ancak imzaya itiraz ediliyorsa bunun açık ve ayrı biçimde belirtilmesi zorunludur. İmza inkârı açıkça yazılmazsa imza kabul edilmiş sayılır ve sonradan bu itiraz ileri sürülemez. Aynı şekilde yetki itirazı da esasa itirazla birlikte ve süresinde yapılmalıdır. İtiraz, icra dairesine yapılır ve takibi kendiliğinden durdurur.
İtirazdan Sonra Alacaklının İki Yolu
- İtirazın kaldırılması: elinde kanunda sayılan belgelerden biri bulunan alacaklı icra mahkemesine başvurur. Bu yol dar yetkili ve hızlıdır; başvuru süresi itirazın tebliğinden itibaren işler.
- İtirazın iptali: genel mahkemede açılan ve alacağın esasını tartışan davadır. Bu davanın açılması için kanunda daha uzun bir süre öngörülmüştür.
- Her iki yolda da haksız çıkan taraf aleyhine tazminata hükmedilebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Süresi Kaçırıldığında Kalan İmkânlar
Yedi günlük süre geçmişse borçlunun elinde iki seçenek kalır. Kusuru olmaksızın süreyi kaçırdığını ileri süren borçlu, engelin ortadan kalkmasından itibaren kısa süre içinde gecikmiş itirazda bulunabilir. Borcun bulunmadığını esastan tartışmak isteyen borçlu ise menfi tespit ya da ödeme yapılmışsa istirdat davası açabilir. Menfi tespit davasının takibi kendiliğinden durdurmadığı, ancak teminat karşılığında tedbir kararı alınabileceği unutulmamalıdır.
Haciz Aşamasındaki Korumalar
Takip kesinleşse dahi borçlunun hakları sona ermez. Haczedilmezlik iddiası, hacze konu malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası ve usule aykırı işlemlere karşı şikâyet yolu açıktır. Şikâyet, öğrenmeden itibaren kısa süreye bağlıdır ve icra mahkemesine yapılır; kamu düzenine aykırılık hâllerinde ise süresiz şikâyet mümkündür. Maaş haczinde kesinti oranının aşılıp aşılmadığı ayrıca denetlenmelidir.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Takibin türü, dayanak belge ve tebliğ tarihi savunma stratejisini bütünüyle değiştirebileceğinden, ödeme emrini aldığınız gün hukuki destek almanız önemlidir.