İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının doğrudan icra dairesine başvurarak ödeme emri gönderttiği yoldur. Borçlu açısından bu yolun en belirleyici özelliği, savunmanın farklı mercilere bölünmüş olmasıdır: bazı itirazlar icra dairesine, bazı talepler icra mahkemesine yöneltilir. Bu ayrımın karıştırılması, esasında haklı olan borçlunun hak kaybına uğramasına yol açar. Aşağıda İİK ve HMK ekseninde borçlunun savunma haritası çıkarılıyor.
Ödeme Emri Elinize Ulaştığında İlk Üç Karar
- Borca itiraz mı, imzaya itiraz mı? İmzanın inkârı ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; genel bir itiraz ifadesi imza itirazını kapsamaz.
- Yetki itirazı var mı? Yetki itirazı, esasa ilişkin itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülmelidir.
- Kısmi itiraz mı? Borcun bir kısmı kabul ediliyorsa, kabul edilen miktar açıkça gösterilmelidir; aksi halde itirazın kapsamı tartışmalı hâle gelir.
Merci Ayrımı
- İcra dairesi: Ödeme emrine itirazın yöneltileceği yerdir. İtiraz, takibi kendiliğinden durdurur.
- İcra mahkemesi: Şikâyet yolu, itirazın kaldırılması ve takibin taliki–iptali gibi talepler bu mahkemenin görev alanındadır.
- Genel mahkemeler: Borcun bulunmadığının tespiti veya itirazın iptali gibi yargılama gerektiren uyuşmazlıklar buraya taşınır.
Usulsüz Tebligat: En Çok Kaçırılan Savunma
Borçlunun ödeme emrinden hiç haberdar olmadığı ya da geç haberdar olduğu dosyalar uygulamada azımsanmayacak sayıdadır. Adreste bulunmama, komşuya veya işyerinde yetkisiz kişiye teslim, adres kayıt sistemindeki eski kayda gönderim gibi durumlarda tebligatın usulüne uygun olmadığı ileri sürülebilir. Bu iddia bir şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yöneltilir. Burada belirleyici olan, borçlunun takibi fiilen hangi tarihte öğrendiğidir; bu tarihin banka hesabına konulan blokaj, kesinti bildirimi ya da UYAP kaydı gibi somut verilerle desteklenmesi gerekir. Öğrenme tarihi ispatlanamazsa, savunma biçimsel nedenle sonuçsuz kalabilir.
İtiraz Sonrası Ne Olur?
İtirazla duran takipte alacaklının önünde iki yol vardır: elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açmak. Borçlu bakımından bu ayrım önemlidir; çünkü icra mahkemesindeki inceleme sınırlı belgelerle yapılırken, genel mahkemede tanık dâhil daha geniş bir ispat imkânı doğar. Kötüniyetli takip iddiası ileri sürülecekse, dayanağın baştan kurgulanması gerekir.
Borçlu İçin Pratik Kontrol Listesi
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi ile fiilen öğrenilen tarih ayrı ayrı kayıt altına alındı mı?
- İtiraz dilekçesinde yetki ve imza konuları açıkça belirtildi mi?
- Haczedilemeyecek mal ve gelir kalemlerine ilişkin talepler hazırlandı mı?
- Alacağın dayanağı belge ile borç ilişkisinin gerçek tutarı karşılaştırıldı mı?
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; takibin türü ve dayanağı savunma stratejisini değiştirdiğinden, ödeme emri elinize ulaştığında vakit kaybetmeden hukuki görüş alınması önem taşır.