İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Borçlunun Hakları: Yedi Günlük Pencere ve Gecikmiş İtiraz

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

İlamsız icrada takip, mahkeme kararına dayanmadan başlatılabildiği için borçlunun elindeki tek gerçek koruma süresinde yapılan itirazdır. İİK ve HMK hükümlerinin kurduğu düzende ödeme emri eline ulaştığı andan itibaren borçlunun önünde çok kısa bir zaman vardır ve bu süre kaçırıldığında tartışma alacağın esasından usule kayar.

Ödeme Emri Ulaştığında İlk Yedi Gün

Adi ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür; aynı süre içinde borcun ödenmesi ya da mal beyanında bulunulması da beklenir. Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; yapılmazsa takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihi, dosyanın en kritik verisidir.

İtirazın Kapsamını Doğru Belirlemek

  • Borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği açıkça yazılmalıdır
  • İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmezse imza kabul edilmiş sayılır
  • Faiz oranına veya işleyiş biçimine itiraz varsa ayrı kalem olarak gösterilmelidir
  • Yetkiye itiraz, esasa itirazla birlikte ve sıralı biçimde ileri sürülmelidir
  • Kısmi itirazda kabul edilen tutarın rakamla belirtilmesi zorunludur

Tebligat Usulsüzse Gecikmiş İtiraz

Borçlu, kusuru olmaksızın süresinde itiraz edememişse engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilir. Uygulamada bu yol en çok, ödeme emrinin eski adrese ya da usulüne aykırı biçimde başka kişiye tebliğ edildiği hallerde gündeme gelir. Talebe, öğrenme tarihini gösteren somut belgelerin eklenmesi gerekir; salt beyan çoğu kez yeterli görülmez. Ayrıca usulsüz tebligatın tespiti için icra mahkemesine şikâyet yolu da ayrıca değerlendirilmelidir.

Alacaklının Karşı Hamleleri

İtiraz üzerine alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. İtirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süreye tabidir. Haksız itiraz veya haksız takip halinde kanunda öngörülen oranda tazminat gündeme gelebileceğinden, her iki taraf için de dayanaksız bir tutum ek yük doğurur.

Haciz Aşamasında Korunan Değerler

Takip kesinleşse dahi borçlunun tümüyle savunmasız kaldığı söylenemez. Maaş haczinde kanunun öngördüğü sınır, haczedilemeyen mal ve haklar ile aile bireylerine ait eşyaya ilişkin istihkak iddiaları ayrı birer korunma yoludur. Bu iddiaların da kendi süreleri bulunduğundan, haciz tutanağının bir örneği mutlaka temin edilmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; takibin türü, dayanak belge ve tebligatın biçimi sonucu değiştirebileceğinden, ödeme emri elinize ulaştığında vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla