İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte E-Haciz: İcra Mahkemesine Şikâyet ve Yedi Günlük Takvim

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İlamsız takip, elinde mahkeme ilamı bulunmayan alacaklıya hızlı bir yol sunar; buna karşılık borçluya da son derece kısa süreli savunma araçları verir. Uygulamada dosyaların kaderini belirleyen şey çoğu zaman alacağın haklılığı değil, hangi itirazın hangi mercie ve kaç gün içinde yapıldığıdır. E-haciz uygulanan dosyalarda bu takvim daha da sıkışır, çünkü hesaplara konulan blokeyle birlikte fiili baskı hemen başlar.

İki farklı yol: itiraz ve şikâyet

Ödeme emrine karşı borcun bulunmadığı, ödendiği veya imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülüyorsa bu bir itirazdır ve icra dairesine yapılır. Buna karşılık haczin usulsüz olduğu, haczedilemeyecek bir mal veya gelir üzerine düşüldüğü ileri sürülüyorsa bu bir şikâyettir ve icra mahkemesine yapılır. İki yolu karıştırmak, dilekçenin ilgisiz mercide beklemesine ve süre dolmasına yol açar.

Sürelerin haritası

  • Ödeme emrine itiraz için yedi günlük süre öngörülmüştür.
  • İcra işlemlerine karşı şikâyet de kural olarak yedi günlük süreye tabidir.
  • Kamu düzenine aykırılık gibi hâllerde şikâyet süreye bağlı olmadan yapılabilir.
  • Süreler tebliğ tarihinden itibaren işler; öğrenmenin fiilen daha geç olması çoğu kez sonucu değiştirmez.

E-hacizde sık görülen usulsüzlükler

Maaş üzerine konulan hacizde kanunun izin verdiği orana uyulmaması, emekli aylığı ya da nafaka gibi kaynaklara dokunulması, aynı alacak için birden çok hesapta toplam borcu aşan tutarın bloke edilmesi bu başlıkta en çok karşılaşılan durumlardır. Bu iddiaların her biri, banka dekontu ve hesap hareketiyle desteklendiğinde icra mahkemesinde somut biçimde tartışılabilir.

Alacaklı tarafında ihmal edilen süreler

Borçlunun itirazı takibi durdurur ve bu noktada alacaklının iki seçeneği vardır: elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açmak. Birincisi için altı ay, ikincisi için bir yıllık süre söz konusudur. Bu süreler kaçırıldığında takip dosyası fiilen işlevsiz hâle gelir ve alacaklı en baştan başlamak zorunda kalır.

Dosya açıldığında yapılacaklar

  1. Ödeme emrinin tebliğ tarihi tebligat zarfından tespit edilir.
  2. İtiraz mı şikâyet mi gerektiği, ileri sürülecek sebebe göre belirlenir.
  3. Haciz konulan hesabın kaynağı belgelenir.
  4. Süre son gününe bırakılmadan başvuru yapılır ve kayıt alınır.

Burada anlatılanlar genel usul çerçevesidir; her takip dosyasının belgeleri farklıdır. Hesabınıza bloke konulduysa, süre işlemeye başladığı için değerlendirmeyi ertelemeden yapmak gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla