İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklıya hızlı bir yol sunar; buna karşılık borçluya da itirazla takibi durdurma imkânı tanır. Bu dengede en çok sorun yaratan aşama, hesaplara elektronik ortamda konulan hacizdir. Banka hesabının bloke edildiğini fark eden borçlu çoğu kez süresi geçtikten sonra harekete geçer. İİK'nın takip ve haciz hükümleri ile HMK'nın genel usul kuralları bu süreçte iç içe uygulanır.
Ödeme Emri Elinize Ulaştığında
Borçlu bakımından ilk kontrol, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığıdır. Adres, tebliğ tarihi ve tebliğ şerhi dikkatle okunmalıdır. Ardından şu ayrım yapılır:
- Borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edilecek
- İmzaya itiraz söz konusu mu
- Yetkiye itiraz gerekli mi
- Zamanaşımı def'i ileri sürülecek mi
- İtiraz dilekçesi hangi icra dairesine verilecek
Kanunda öngörülen kısa itiraz süresi kaçırıldığında takip kesinleşir ve tartışma artık borcun varlığı değil, ödenmesi üzerine döner.
E-Haciz Uygulandığında Yapılacaklar
Hesaba haciz konulduğunda ilk iş, blokenin hangi dosyadan ve hangi tutarla geldiğini öğrenmektir. Maaş hesabı söz konusuysa haczedilemeyecek kısımlar ile emekli aylığı ve sosyal yardım niteliğindeki ödemeler bakımından özel korumalar gündeme gelir. Bu tür hesaplarda blokenin kaldırılması için icra dairesine ve gerekirse icra hukuk mahkemesine başvurulur. Hesabın niteliğini gösteren banka yazısı olmadan yapılan başvurular çoğunlukla sonuçsuz kalır.
Alacaklı Tarafında Riski Azaltmak
Alacaklı için asıl risk, itiraz üzerine takibin durması ve sürecin uzamasıdır. Bu ihtimale karşı elde bulunan belgenin niteliği baştan değerlendirilmelidir. Belge, itirazın kaldırılması yoluna elverişli mi, yoksa itirazın iptali davası mı gerekecek sorusu takip başlatılmadan önce yanıtlanmalıdır. Ayrıca borçlunun malvarlığına ilişkin araştırma talepleri tek seferde ve eksiksiz yapılmalı; parça parça yapılan talepler hem masrafı hem süreyi artırır.
Anlaşma mı, Yargılama mı
İcra dosyalarında taksitle ödeme taahhüdü sık başvurulan bir çözümdür; ancak taahhüdün sonuçları hafife alınmamalıdır. Taahhüt verildiğinde borcun kabul edilmiş sayılacağı ve ödemenin aksaması hâlinde ayrı bir yaptırım riskinin doğacağı gözden kaçırılmamalıdır. Buna karşılık uzun sürecek bir itirazın iptali davası, alacaklı için tahsilatı geciktirir. Karar verilirken borcun belgeli olup olmadığı, borçlunun ödeme kapasitesi ve teminat imkânı birlikte değerlendirilmelidir. Sözlü mutabakatlar dosyaya yansımadığı için mutlaka dosyaya işlenmiş bir metin hâline getirilmelidir.
Dosya Kapanmadan Son Kontrol
Borç ödendiğinde haczin kaldırılması ve kayıtlardaki şerhlerin silinmesi ayrıca takip edilmelidir; kendiliğinden gerçekleşeceği varsayımı sonradan sorun çıkarır.
Yukarıdaki anlatım genel bilgilendirmedir; dosyanızdaki belge türü ve tebligat tarihi izlenecek yolu tümüyle değiştirebilir. Süre içeren bir işlemle karşılaştığınızda vakit kaybetmeden hukuki destek almanız önerilir.