İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının doğrudan icra dairesine başvurup borçluya ödeme emri gönderttiği yoldur. E-haciz ise bu takip kesinleştikten sonra borçlunun banka hesaplarına elektronik ortamda konulan hacizdir. Uygulamada iki kurum sık sık birbirine karışır; haciz talebi, takip henüz kesinleşmeden ileri sürülür ve dosya baştan sakatlanır.
E-Haciz Talebinden Önce Doğrulanacak Üç Kalem
- Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş mi, tebliğ tarihi dosyada tereddütsüz görünüyor mu?
- İtiraz süresi dolmuş ve takip kesinleşmiş mi, borçlunun itirazı dosyaya işlenmiş mi?
- Asıl alacak, işlemiş faiz ve masraf kalemleri güncel mi?
Bu üç kalem doğrulanmadan verilen haciz talebi, borçlunun şikâyeti üzerine kaldırılabilir; alacaklı açısından hem zaman hem de tazminat tartışması doğurur.
Kesinleşme ile Haciz Arasındaki Takvim
İcra ve İflas Kanunu, haciz isteme hakkının ödeme emrinin tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde kullanılmasını; kullanılmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasını öngörür. Bu nedenle takvim tek bir son gün üzerinden değil, dört kontrol noktası üzerinden kurulur: tebliğ tarihi, itiraz süresinin bitişi, haciz talebi ve satış talebi. Dosyanın işlemden kalkması alacağı sona erdirmez ama yenileme masrafı ve gecikme doğurur.
Elektronik Hacizde Ölçülülük
E-haciz, borç miktarı ile sınırlı konulmalıdır. Maaş hesaplarında yasal kısıtlar, emekli aylığı ve nafaka gibi kalemlerde özel korumalar bulunur. Blokenin kapsamı aşarsa borçlunun icra mahkemesine şikâyet yolu açılır.
Uzlaşma mı, Dava mı? Karar Eşiği
Borçlu itiraz ederse takip durur ve alacaklı önünde iki yol belirir: itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden istemek ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açmak. Hangisinin seçileceği, elde belge bulunup bulunmadığına göre değişir. Bu karar verilirken şu üç veri karşılaştırılmalıdır:
- Elde İİK anlamında belge niteliğinde bir evrak var mı?
- Borçlunun ödeme kapasitesi ve mal varlığı görünürlüğü nedir?
- Taksitle ödeme taahhüdü, yargılama süresi ve masrafına göre daha hızlı sonuç verir mi?
Çoğu dosyada hata, uzlaşma görüşmesinin süreleri durdurduğu sanılmasıdır. Görüşme sürerken itirazın iptali için öngörülen süre işlemeye devam eder; müzakere edilirken dava hakkı yitirilebilir. Bu yüzden müzakere ile usul takvimi paralel yürütülmeli, taahhüt tutanağa geçirilmeden takip talebinden vazgeçilmemelidir.
Dosyayı Ayakta Tutan Kayıt Düzeni
Tebligat parçaları, hesap özetleri, haciz ihbarnameleri ve borçluyla yazışmalar tek klasörde tarih sırasıyla tutulduğunda, ileride açılacak istirdat veya menfi tespit davasında ispat yükü çok daha kolay karşılanır.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her icra dosyasının kendi belge düzeni ve tarih akışı farklıdır. Kendi takibiniz için adım atmadan önce dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.