İçeriğe geç
AC

Maaş Haczinde İtiraz mı Şikâyet mi: İlamsız Takipte Doğru Başvuru Yolu

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu bordrodan öğrenen çalışanın ilk refleksi icra dairesine dilekçe yazmaktır. Oysa İİK, birbirine benzeyen ama sonuçları tamamen farklı iki yol tanır: itiraz ve şikâyet. Hangisinin kullanılacağı, borcun varlığına mı yoksa haczin usulüne mi karşı çıkıldığına göre belirlenir.

İki Yolun Ayrımı

  • İtiraz, borcun kendisine, miktarına veya imzaya yöneliktir. İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır ve takibi durdurur.
  • Şikâyet, icra dairesinin işleminin kanuna aykırılığına yöneliktir. Muhatap icra dairesi değil, icra mahkemesidir. Kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gün içinde yapılır; kamu düzenine ilişkin bazı hâllerde süreye bağlı değildir.

Ödeme emrine itiraz süresi kaçırıldıysa takip kesinleşir ve artık borca yönelik tartışma icra dairesinde yürütülemez. Bu aşamada maaş haczine karşı ileri sürülebilecek şey, borcun varlığı değil haczin kapsamıdır.

Ücretin Haczedilebilir Kısmı

Kanun, çalışanın geçimini korumak için ücretin tamamının haczedilmesine izin vermez; ücretin belirli bir bölümünün üzerinde haciz uygulanamaz ve borçlunun ailesinin geçimi için gerekli miktar dışarıda bırakılır. Nafaka alacakları bu sınırlamanın dışındadır ve önceliklidir. Birden fazla haciz varsa sıra cetveli mantığıyla ilerlenir; işverenin ikinci bir haczi birinciyle birlikte uygulaması, kesintinin yasal sınırı aşmasına yol açabilir. Sınırın aşıldığı durumlarda başvurulacak yol şikâyettir.

Feragat Belgesi İmzalatıldıysa

Takipten önce alınan haczedilmezlikten feragat beyanları hukuken sonuç doğurmaz. Kredi veya sözleşme ekinde imzalatılmış böyle bir metin, maaşın tamamının kesilmesini meşrulaştırmaz. Bu belgeye dayanılarak yapılan kesintiler, icra mahkemesine yapılacak başvurunun konusunu oluşturur.

İşverenin Konumu

Haciz yazısı işverene tebliğ edildiğinde işveren, çalışanın ücretine ilişkin bilgileri bildirmek ve kesintiyi yapmakla yükümlüdür. Çalışanın işverene "kesme" demesi hukuki sonuç doğurmaz; hatta işverenin yükümlülüğünü yerine getirmemesi kendi sorumluluğunu doğurur. Bu nedenle itiraz ve şikâyet, işverene değil icra dairesine ve icra mahkemesine yöneltilmelidir.

Takip Kesinleşmişse Elde Kalanlar

  1. Borçlu olunmadığı iddiası varsa menfi tespit veya ödeme yapıldıysa istirdat yoluna gitmek.
  2. İcra dairesinden taksitlendirme talebinde bulunmak ve taahhüdün sonuçlarını önceden değerlendirmek.
  3. Zamanaşımına uğramış bir alacak söz konusuysa bunu icra mahkemesinde ileri sürmek.
  4. Tebligatın usulsüz olduğu tespit edilirse öğrenme tarihine göre süre işletilmesini talep etmek.

Usulsüz tebligat iddiası pratikte en sık gözden kaçan başlıktır: eski adrese yapılan tebligat, itiraz süresinin hiç başlamamış olması sonucunu doğurabilir. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; takip dosyasının içeriği görülmeden kesin bir yol çizilemeyeceğinden, ödeme emri veya haciz yazısı elinize ulaştığında dosyanın incelenmesi gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla