Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, para ve teminat alacakları için ilamsız icra takibi başlatabilir; borçlu ödemezse maaş haczi gündeme gelir. Bu rehber, İİK çerçevesinde takibin ve uyuşmazlıkların hangi merci ve yerde görüleceğine ve tebligattaki gecikmenin süreye etkisine odaklanır.
Takibi Hangi İcra Dairesi Yürütür?
İlamsız takip, ödeme emrinin borçluya tebliğiyle başlar. Takibin hangi icra dairesinde açılabileceği yetki kurallarına bağlıdır; kural olarak borçlunun yerleşim yeri öne çıksa da sözleşmeden doğan alacaklarda farklı yer de gündeme gelebilir. Yetkisiz dairede açılan takibe borçlu yetki itirazında bulunabilir.
Ödeme Emrine İtiraz
- İtirazın, tebliğden itibaren işleyen kısa süre içinde yapılması
- Borca, imzaya ya da yetkiye itirazın açıkça belirtilmesi
- İtirazın icra dairesine doğru biçimde bildirilmesi
Süresinde itiraz takibi kural olarak durdurur; alacaklının sürdürebilmesi için itirazı hukuki yollarla aşması gerekir.
İhtilafları Hangi Mahkeme Çözer?
Maaş haczinin oranı, sırası veya haczedilmezlik gibi icra işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar icra mahkemesinde görülür. Alacağın esasına ilişkin itirazın iptali gibi davalar ise genel mahkemelerin görev alanına girer. Bu ayrımın doğru yapılması, dosyanın yanlış mercide vakit kaybetmesini önler.
Maaş Haczinde Kesinti Sınırı
Maaşın tamamı haczedilemez; kanun belirli bir bölümün haczine imkân tanırken kalan kısmı borçlunun geçimi için korur. Aynı maaşta birden fazla haciz varsa sıra ve oran bu sınırlar içinde uygulanır.
Tebligat Gecikmesi ve Süre
İtiraz süresi, ödeme emrinin tebliğiyle işler. Usulsüz veya geç tebligat, borçlunun itiraz süresini farkında olmadan tüketmesine yol açabilir; bu durumda tebligatın usulsüzlüğü ayrıca ileri sürülmelidir.
İlamsız takipte hem alacaklı hem borçlu için süreler belirleyicidir. Maaş haczinin oranı, sırası veya görevli merci tartışmalıysa hukuki değerlendirme almak faydalı olur.