İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Maaş Haczi: İcra Dairesi mi İcra Mahkemesi mi, Taksitle Anlaşma mı?

12 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu bordrosundan öğrenen kişi, çoğu zaman doğrudan mahkemeye başvurmayı düşünür. Oysa icra hukukunda başvurunun muhatabı, itiraz edilen konuya göre değişir ve bu ayrım kaçırıldığında kısa süreler işlemeye devam eder.

Neye İtiraz Edildiği Muhatabı Değiştirir

İlamsız takipte ödeme emrine karşı yapılan itiraz, kural olarak icra dairesine yöneltilir ve süresinde yapıldığında takibi durdurur. Buna karşılık haciz işleminin kendisinin usulsüz olduğu, haczedilemez bir gelire el atıldığı veya işlemin kanuna aykırı olduğu ileri sürülüyorsa muhatap icra mahkemesidir. İkisi birbirinin yerine geçmez: icra dairesine yapılan şikâyet niteliğindeki başvuru işlem görmez, mahkemeye yapılan itiraz ise takibi durdurmaz.

Maaş Haczinde Sınırlar

İİK, ücret ve maaşların tamamının haczedilmesine izin vermez; kanunun belirlediği oranın üzerindeki kısım korunur ve bu koruma çalışanın geçimini güvence altına almayı amaçlar. Nafaka alacakları bakımından ise bu sınırlama farklı işler. Uygulamada sık rastlanan sorun, birden fazla dosyadan gelen haciz yazılarının işveren tarafından sıraya konmaması ve kesintinin sınırı aşmasıdır. Bordro üzerinde yapılan kesintinin hangi dosyaya, hangi oranla gittiği kontrol edilmeli; sınır aşılmışsa itiraz gecikmeden yapılmalıdır.

Yetkili İcra Dairesi Tartışması

  • Takibin başlatıldığı yerin borçlunun yerleşim yeriyle ilişkisi kurulmalıdır.
  • Yetkiye itiraz, esasa itirazla birlikte ve süresinde ileri sürülmelidir.
  • Sözleşmedeki yetki kaydının borçlunun sıfatına göre geçerliliği ayrıca değerlendirilir.
  • Yetki itirazı yalnız başına yapılırsa borcun esası kabul edilmiş sayılabilir; bu risk gözden kaçırılmamalıdır.
  • Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, sürelerin başlangıcını doğrudan etkiler.

Ödeme Anlaşması ile İtiraz Arasındaki Seçim

Borçlu ile alacaklının icra dosyası üzerinden taksitle ödeme konusunda anlaşması mümkündür ve bu anlaşma usulüne uygun yapıldığında hacizlerin sonuçlarını yumuşatır. Ancak bu tercih önemli bir sonuç doğurur: ödeme taahhüdünde bulunmak, borcun kabulü anlamına gelebilir ve daha sonra borca itiraz etme imkânını fiilen ortadan kaldırır. Bu nedenle taahhüt verilmeden önce, takibin dayanağı olan belgenin ve alacağın gerçekten var olup olmadığı incelenmelidir. Taksitlerden birinin aksaması hâlinde doğacak sonuçların da baştan bilinmesi gerekir.

Süre Takvimi

  1. Ödeme emrinin tebliğ tarihi kaydedilir ve itiraz süresi takvime işlenir.
  2. Haczin öğrenildiği tarih, şikâyet süresinin başlangıcı olarak ayrıca not edilir.
  3. İtiraz sonrası alacaklının başvurabileceği yollar için ikinci bir kontrol tarihi belirlenir.
  4. Kesintilerin bordro üzerinden aylık olarak izlenmesi sürdürülür.

Kapanış

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; takibin türü ve dosyadaki belgeler izlenecek yolu değiştirir. Maaş kesintisiyle karşılaşıldığında, süreler kısa olduğu için gecikmeden hukuki destek alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla