İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Maaş Haczi: İtiraz mı Şikâyet mi, Hangi Mercie

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu bordrosundan öğrenen kişinin karşısında iki ayrı ve birbirine karıştırılması çok kolay yol vardır: takibin kendisine karşı itiraz ve haciz işleminin usulüne karşı şikâyet. Yanlış olanı seçmek yalnızca zaman kaybettirmez; her ikisinin de yedi günlük dar süreye tabi olması nedeniyle çoğu zaman hakkın tümüyle kaybına yol açar.

İtiraz ve Şikâyet Aynı Şey Değildir

  • Ödeme emrine itiraz: borcun varlığına, miktarına veya imzaya yöneliktir. İİK uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır ve takibi durdurur.
  • Şikâyet: haczin usulüne, kapsamına veya haczedilemez bir kalemin haczedilmesine yöneliktir. İcra mahkemesine yapılır ve kural olarak öğrenmeden itibaren yedi günlük süreye tabidir.

Ödeme emrine itiraz süresi geçmişse takip kesinleşmiş demektir; bu aşamada "borcum yok" gerekçesiyle icra mahkemesine yapılan şikâyet sonuç vermez. O noktada gündeme gelecek olan menfi tespit veya istirdat davasıdır.

Alacaklının Karşı Hamleleri

İtiraz üzerine duran takip kendiliğinden canlanmaz. Alacaklının elinde iki seçenek bulunur: elindeki belge yeterliyse icra mahkemesinde itirazın kaldırılması, değilse genel mahkemede itirazın iptali davası. Bu iki yolun süreleri ve mercileri farklıdır; itirazın kaldırılması için altı aylık, itirazın iptali için bir yıllık süre öngörülmüştür. Borçlu tarafında da bu takvimin izlenmesi gerekir, çünkü süresinde harekete geçilmemesi takibin düşmesi sonucunu doğurabilir.

Haczedilebilir Miktarın Sınırı

İİK, maaş ve ücretlerin ancak belirli bir bölümünün haczedilebileceğini düzenler; kural olarak dörtte birden fazlası haczedilemez. Nafaka alacakları bu sınırın dışında değerlendirilir. Uygulamada sık rastlanan hatalar şunlardır: birden fazla dosyanın aynı anda kesinti yapması, asgari geçim düzeyini gözetmeyen kesinti oranları, ihbar ve kıdem tazminatı gibi kalemlerin ücret gibi işlem görmesi. Bordroda görünen kesintinin oranı hesaplanmalı ve sınırın aşıldığı tespit edilirse şikâyet yoluna gidilmelidir.

İşverenin Konumu

  1. İcra dairesinden gelen haciz yazısına süresinde cevap verilmesi gerekir.
  2. Kesintinin hangi dosyaya, hangi oranda yapıldığı bordroda görünür kılınmalıdır.
  3. İşten ayrılma hâlinde durumun icra dairesine bildirilmemesi işveren için ayrı bir sorumluluk doğurabilir.
  4. Çalışan, kendisine tebliğ edilen evrakın kopyasını işverenden talep edebilir; tebliğ tarihi süre hesabının başlangıcıdır.

Kapanış

Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Takibin türü, tebligatın usulü ve haczedilen kalemin niteliği izlenecek yolu değiştirir; bordroda kesinti görüldüğü gün dosyanın icra dairesinden incelettirilmesi ve bir hukukçuya değerlendirtilmesi süre kaybını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla