İlamsız takip, alacaklının elinde mahkeme kararı olmadan başlatabildiği ve borçlunun itirazıyla kolayca duran bir yoldur. Buna karşılık itiraz süresi kaçırıldığında takip kesinleşir ve maaş üzerine konulan haciz, borç bitene kadar her ay tekrarlanır. Bu nedenle ödeme emrinin eline geçtiği tarih, borçlu açısından dosyanın en kritik verisidir.
Ödeme emri elinize geçtiğinde
Öncelikle evrak üzerindeki icra dairesi, dosya numarası, alacak kalemleri ve tebliğ tarihi kaydedilir. İİK sistemi, ödeme emrine itiraz için tebliğden itibaren yedi günlük süre öngörür. Bu süre içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; süre geçtikten sonra ise ancak sınırlı hâllerde ve gecikmiş itiraz kurumu çerçevesinde bir imkân kalır. İtirazın icra dairesine yapıldığı tarihin belgelenmesi şarttır.
İtirazın kapsamını doğru seçmek
- Borcun tamamına veya bir kısmına itiraz: hangi kalemin kabul edilmediği açıkça yazılır.
- İmzaya itiraz: senede dayalı takiplerde ayrıca ve açıkça belirtilmelidir.
- Yetkiye itiraz: esasa itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülür.
- Faiz oranına ve işleyiş tarihine itiraz: talep edilen tutarın hesabı denetlenir.
- Zamanaşımı savunması: alacağın türüne göre ayrıca değerlendirilir.
Maaş haczinde oran ve öncelik
Maaş ve ücretlerin tamamı haczedilemez; kanun asgari geçim düşüncesiyle haczedilebilir kısmı sınırlar ve kural olarak dörtte biri aşamaz. Borçlu daha yüksek bir orana muvafakat verecekse, bunun takip başladıktan sonra ve usulüne uygun biçimde yapılması gerekir. Nafaka alacakları bu sıralamada önceliklidir ve genel sınırlamadan farklı değerlendirilir. Birden çok haciz müzekkeresi varsa işveren sıraya göre kesinti yapar; sıranın yanlış uygulanması hâlinde şikâyet yoluna gidilir.
Şikâyet ile itiraz aynı şey değildir
Borcun kendisine yönelik uyuşmazlıklar itiraz konusudur; icra müdürlüğünün işleminin kanuna aykırı olduğu iddiası ise icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür. Haczedilemez bir gelirin üzerine haciz konulması veya kesinti oranının yanlış hesaplanması ikinci gruba girer. Bu ayrımın karıştırılması, süresinde yapılmış bir başvurunun yanlış mercide değerlendirilmesine yol açar. HMK'nın genel usul kuralları bu aşamada tamamlayıcı olarak uygulanır.
Kesinleşmeden sonraki seçenekler
Takip kesinleşmişse borcun yapılandırılması, taksitlendirme talebi veya menfi tespit yoluna başvurulması gündeme gelir. Ödeme yapılmışsa dekontların dosyaya sunulması ve bakiye hesabının güncellenmesi ihmal edilmemelidir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Tebliğ tarihiniz ve takibin dayanağı sonucu değiştirebileceğinden, itiraz dilekçenizi göndermeden önce bir hukukçudan görüş almanız uygun olur.