Elinde mahkeme kararı bulunmayan bir alacaklı, senet veya fatura gibi belgelere dayanarak ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu yolun hızlı işlemesi, borçlu için itiraz süresini kritik hale getirir; süre kaçırıldığında takip kesinleşir.
Ödeme Emrine İtirazın Gücü
İlamsız takipte borçluya ödeme emri tebliğ edilir ve borçlu, yasal süresi içinde icra dairesine itiraz ederse takip kendiliğinden durur. İtirazın gerekçe göstermeyi gerektirmemesi, bu yolu borçlu açısından güçlü kılar. Ancak imzaya itiraz ile borca itiraz farklı sonuçlar doğurduğundan, itirazın kapsamı bilinçli seçilmelidir.
İtirazın Kaldırılması ve İptali
İtiraz üzerine alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını ya da genel mahkemede itirazın iptalini isteyebilir. Belge İİK anlamında güçlü bir dayanaksa süreç alacaklı lehine hızlanır; aksi halde alacağın esası genel yargılamada tartışılır.
Kötü Niyet ve İnkâr Tazminatı
Haksız yere yapılan itiraz ya da takip, koşulları oluştuğunda tazminat sorumluluğu doğurabilir. Bu risk, hem alacaklının hem borçlunun tutumunu belirlerken göz önünde tutulmalıdır.
Maaş Haczinde Koruyucu Sınır
- İİK, maaş ve ücretin ancak belirli bir kısmının haczedilebileceğini öngörür; ücretin tamamına haciz konamaz.
- Nafaka alacakları bu sınırlamadan farklı değerlendirilir.
- Birden fazla haciz varsa sıra cetveline göre öncelik belirlenir.
Haczedilemeyen Mal ve Haklar
Borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu bazı eşya ve haklar haciz dışıdır. Bu kapsamdaki bir mala haciz konmuşsa, süresi içinde şikâyet yoluna gidilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Takibin türü, dayanak belge ve tebliğ tarihine göre süreç değişebileceğinden, somut dosyanızı bir hukukçuyla değerlendirmeniz yerinde olur.