İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklıya hızlı bir yol açar; buna karşılık borçluya tanınan itiraz süresi son derece kısadır. İİK ve HMK çerçevesinde işleyen bu süreçte kaybedilen birkaç gün, esasen borçlu olunmayan bir tutarın kesinleşmesine yol açabilir. Aşağıda ödeme emrinin elinize ulaştığı andan itibaren izlenmesi gereken sıra ele alınmıştır.
Ödeme Emri Eline Ulaştığında İlk Kontroller
- Tebliğ tarihi ve tebligatın kime yapıldığı
- Takip dayanağı olarak gösterilen belge ve alacak kalemleri
- Alacaklının bağlı bulunduğu icra dairesi ve dosya numarası
- Talep edilen asıl alacak, faiz ve masrafların ayrı ayrı gösterilip gösterilmediği
Ödeme emrinin bir örneği, üzerindeki tebliğ şerhiyle birlikte saklanmalıdır. İtiraz süresinin başlangıcı bu şerhe göre belirlenir.
İtirazın Kapsamı Baştan Doğru Kurulmalı
Borçlu; borcun tamamına ya da bir kısmına, senede dayalı takiplerde imzaya, ayrıca icra dairesinin yetkisine itiraz edebilir. Bu itirazların hukuki sonuçları farklıdır. İmzaya itiraz açıkça ve ayrıca belirtilmediğinde imza kabul edilmiş sayılır; yetki itirazı ise esasa ilişkin itirazla birlikte ve doğru sırayla ileri sürülmelidir. Genel bir borcum yoktur ifadesi çoğu durumda yeterli olsa da, dayanağın açıklanması sonraki aşamada güç kazandırır.
İtirazdan Sonra Ne Olur
- Süresinde yapılan itirazla takip kendiliğinden durur.
- Alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gider.
- Bu davalarda haksız çıkan taraf aleyhine tazminata hükmedilebileceği baştan hesaba katılır.
- İtirazın kaldırılması kararı verilirse takip kaldığı yerden sürer.
Mal Beyanı Ayrı Bir Yükümlülüktür
Takibin kesinleşmesi halinde borçlunun, kanunda öngörülen süre içinde mal beyanında bulunması gerekir. Bu yükümlülük itiraz edilip edilmemesinden bağımsız olarak dikkatle izlenmelidir; beyanda bulunmamak veya gerçeğe aykırı beyan vermek yaptırıma bağlanmıştır. Beyanda malvarlığı ile birlikte gelir kaynakları ve geçim durumu da gösterilir.
Tebligat Usulsüzse İzlenecek Yol
Ödeme emrinden çok sonra haberdar olan borçlu için tek çıkış, tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmektir. Bu iddia, öğrenme tarihinin açıkça belirtilmesi ve tebligatın hangi kurala aykırı yapıldığının gösterilmesiyle icra hukuk mahkemesine taşınır. Adreste bulunulmadığı halde kime tebliğ edildiği, muhtarlığa bırakma ve haber kâğıdı bırakılıp bırakılmadığı bu incelemenin merkezindedir.
Buradaki anlatım genel bilgilendirme niteliğindedir. Takibin türü, dayanak belge ve tebligat tarihi sonucu tümüyle değiştirebileceğinden, ödeme emrini aldığınız gün bir hukukçuya danışmanız süre kaybını önler.