Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, para ve teminat alacakları için ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu yol hızlı olmakla birlikte, borçlunun itirazıyla kolayca durabilen bir yapıya sahiptir. İİK, sürecin her adımını sıkı sürelere bağlar.
Takibin Başlaması
Alacaklı icra dairesine takip talebi verir ve borçluya ödeme emri gönderilir. Ödeme emri, borçluya borcu ödemesi ya da itiraz etmesi için belirli bir süre tanır. Bu aşamada tebligatın usulüne uygun yapılması kritik önemdedir; usulsüz tebligat, tüm süreci sakatlayabilir.
Ödeme Emrine İtiraz
- Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süre içinde itiraz edebilir.
- İtiraz, takibi kural olarak kendiliğinden durdurur.
- İtirazın kaldırılması ya da iptali için alacaklı ayrıca yola başvurmalıdır.
- Sürenin kaçırılması hâlinde takip kesinleşir.
Mal Beyanında Bulunma Yükümlülüğü
Takip kesinleştiğinde borçlu, yasada öngörülen süre içinde malvarlığını dürüstçe bildirmekle yükümlüdür. Mal beyanı; taşınır, taşınmaz, alacak ve gelirleri kapsayacak biçimde gerçeğe uygun verilmelidir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ya da gerçeğe aykırı beyan, ayrı sonuçlar doğurabilir. Beyan, alacaklının haciz yolunu yönlendirmesi bakımından önemlidir.
İtiraz Sonrası Yol Haritası
Borçlu itiraz ederse alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre itirazın kaldırılmasını veya genel mahkemede itirazın iptalini isteyebilir. Belgeye dayalı alacaklarda süreç daha hızlı ilerleyebilir. Her aşamada tebliğ tarihlerinin ve sürelerin takibi hak kaybını önler.
Buradaki açıklamalar geneldir. Alacağın niteliği ve eldeki belgeler sonucu etkilediğinden, takip ya da itiraz süreciniz için hukuki destek almanız önerilir.