İlamsız icra takibi, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklıya hızlı bir yol açar; buna karşılık borçluya da kısa süreli ancak güçlü itiraz imkânları tanır. İİK ekseninde ilerleyen bu süreçte takibin hangi icra dairesinde başlatıldığı ve mal beyanı yükümlülüğünün nasıl yerine getirildiği, iki tarafın da konumunu doğrudan etkiler.
Takibin Açılacağı İcra Dairesi
Takip, kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılır; sözleşmenin ifa yerine göre de takip yapılabilmesi mümkündür. Yetkisiz dairede başlatılan takip kendiliğinden geçersiz olmaz, ancak borçlunun süresinde yetki itirazında bulunması hâlinde dosya durur ve yetki uyuşmazlığı icra mahkemesinde çözülür. Alacaklı bakımından risk, aylar sonra dosyanın yetkili daireye taşınması ve bu arada takip tarihine bağlı sonuçların tartışmalı hâle gelmesidir.
Yetki İtirazı ile Borca İtirazın Farkı
Ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve bu süre içinde birden fazla itiraz birlikte ileri sürülebilir. Ancak yetki itirazı yapılırken yetkili icra dairesinin gösterilmesi gerekir; yalnızca yetkisizlik iddiasında bulunmak yeterli değildir. Borca itiraz takibi durdururken imzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerekir. Süresi içinde hiç itiraz edilmezse takip kesinleşir ve tartışma alanı büyük ölçüde daralır.
Mal Beyanı: Süre, Kapsam, Yaptırım
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde mal beyanında bulunmakla yükümlüdür. Beyan yalnızca taşınmazlarla sınırlı değildir; beyanın kapsamına şunlar girer:
- Taşınır ve taşınmaz mallar ile bunların bulunduğu yerler
- Üçüncü kişilerdeki alacaklar ve hak sahipliği bilgileri
- Gelir kaynakları ve düzenli ödemeler
- Borcu karşılamaya yeterli mal bulunmadığı hâlinde bu durumun açıkça bildirilmesi
Beyanda bulunmamak ya da gerçeğe aykırı beyan vermek, İİK'da öngörülen yaptırımlara konu olabilir. Mal varlığında sonradan meydana gelen artışların da bildirilmesi gerekir.
İcra Mahkemesinde İspat Rejimi
İtirazın kaldırılması istemleri icra mahkemesinde incelenir ve bu incelemede ispat, kanunda sayılan belgelerle sınırlıdır. Tanık dinlenmesi kural olarak mümkün olmadığından, alacağın imzası ikrar edilmiş bir belgeye ya da resmî belgeye dayandırılması önem taşır. Elinde bu nitelikte belge bulunmayan alacaklının, itirazın iptali davası yoluyla genel mahkemeye gitmesi gerekir; iki yol arasındaki seçim baştan yapılmalıdır.
Kapanış
Bu içerik genel bilgi sunar; takibin türü, alacağın dayanağı ve tebligat tarihleri değiştikçe izlenecek yol da değişir. Ödeme emri elinize ulaştıysa yedi günlük süreyi tüketmeden hukuki değerlendirme almanız önemlidir.