İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Yetkili İcra Dairesi, İtiraz ve Mal Beyanı Takvimi

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklıya hızlı bir yol sunar; ancak bu hız, karşı tarafa tanınan kısa süreli itiraz hakkıyla dengelenir. İİK ve HMK ekseninde bu rehber, takibin hangi icra dairesinde açılacağını, ödeme emrinin tebliğiyle başlayan takvimi ve mal beyanı yükümlülüğünü ele alır.

Takibin Açılacağı İcra Dairesi

Takip, kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılır. Sözleşmeden doğan alacaklarda borcun ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili olabilir. Yetki kuralları burada mahkeme yetkisine ilişkin kurallara paralel işler; ancak takipte yetki itirazı, esasa itirazdan ayrı ve özel bir usule tabidir.

Ödeme Emrinin Tebliği Saati Başlatır

Borçlunun itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında takip kesinleşir; borç tartışması ancak çok daha zor bir yoldan, menfi tespit davasıyla sürdürülebilir. Tebligatın usulsüz yapıldığı düşünülüyorsa, öğrenme tarihi esas alınarak usulsüz tebligat şikâyeti yoluna gidilmesi gerekir. Adres değişikliğini bildirmemiş borçlular bakımından süre çoğunlukla farkında olunmadan tükenir.

Yetki İtirazı İtirazla Birlikte İleri Sürülür

Borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz edecekse bunu esasa ilişkin itirazıyla birlikte ve aynı süre içinde yapmalıdır. Sadece borca itiraz edip yetkiye değinmemek, yetki itirazından vazgeçme sonucunu doğurur. İtiraz dilekçesinde borcun tamamına mı bir kısmına mı itiraz edildiği, imzaya itiraz edilip edilmediği açıkça belirtilmelidir; imzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmadığında imza kabul edilmiş sayılır.

Mal Beyanında Bulunma Yükümlülüğü

Takibin kesinleşmesinin ardından borçlunun kanunda öngörülen süre içinde mal beyanında bulunması gerekir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, kanunda öngörülen yaptırımlara konu olabilir. Beyanın gerçeğe uygun olmaması ise ayrı bir sorumluluk doğurur. Malvarlığı bulunmayan borçlu bakımından da beyanda bulunma yükümlülüğü ortadan kalkmaz; durumun beyan edilmesi gerekir.

İtirazın Kaldırılması mı İptali mi

  1. Alacak, kanunda sayılan nitelikli belgelere dayanıyorsa icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna gidilir.
  2. Belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açılır ve alacak baştan ispatlanır.
  3. İtirazın iptali davası için kanunda öngörülen süre içinde harekete geçilmelidir.
  4. Talep edilecek tazminat kalemleri baştan dilekçeye yazılmalıdır.

Buradaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. Alacağın dayanağı ve elde bulunan belgeler izlenecek yolu değiştirdiğinden, takip başlatmadan veya itiraz etmeden önce hukuki değerlendirme alınmasında yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla