İcra takibinde borçlunun karşılaştığı ilk belge ödeme emridir ve bu belgenin eline geçtiği an, birden çok sürenin aynı anda işlemeye başladığı andır. İİK takibin yürüyüşünü, HMK ise yargılamaya ilişkin genel usulü belirler. Bu rehber, itiraz ve mal beyanı yükümlülüğünü, hangi işin icra dairesine hangisinin icra mahkemesine ait olduğu ayrımıyla birlikte ele alır.
Ödeme Emri Elinize Geçtiğinde Sayaç Başlar
Ödeme emrinin tebliğiyle birlikte hem borca itiraz hem de mal beyanında bulunma süresi işlemeye başlar. Bu iki yükümlülük farklıdır: itiraz takibi durdurmaya yönelikken, mal beyanı yasal bir bildirim yükümlülüğüdür ve yerine getirilmemesi ayrı yaptırımlara bağlanmıştır. Takip türü de belirleyicidir; genel haciz yoluyla takip, kambiyo senedine dayalı takip ve kiralanan taşınmazın tahliyesine ilişkin takipler farklı itiraz rejimlerine tabidir.
İtiraz Nereye Yapılır, İtirazın Sonucu Nerede Tartışılır
Genel haciz yoluyla takipte itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yöneltilir ve süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Bundan sonrası alacaklının tercihine kalır: itirazın kaldırılması talebi icra mahkemesine, itirazın iptali davası ise genel mahkemeye götürülür. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Bu ayrım karıştırıldığında, süresinde yapılmış bir itiraz dahi sonuçsuz kalabilir.
Mal Beyanı Yükümlülüğü
Mal beyanı, borcu karşılayacak malvarlığının bildirilmesidir. Beyanda şunlar açıkça gösterilmelidir:
- Taşınır ve taşınmaz mallar ile üzerlerindeki takyidatlar
- Üçüncü kişilerdeki alacaklar ve bunların dayanağı
- Düzenli gelir kaynakları ve tutarları
- Borcun ne şekilde ödenmesinin planlandığı
Gerçeğe aykırı veya eksik beyan, ayrıca sorumluluk doğurur; buna karşılık borcu karşılayacak mal bulunmadığının usulüne uygun bildirilmesi de bir beyandır.
Usulsüz Tebligat ve Öğrenme Tarihi Şikayeti
Bu alandaki en yaygın hak kaybı, ödeme emrinin borçluya hiç ulaşmaması ya da usulüne aykırı biçimde tebliğ edilmesidir. Takibi haciz aşamasında öğrenen borçlu için tek yol, tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürmektir. Bu halde tebliğ tarihi, usulsüzlüğün öğrenildiği tarihe göre düzeltilir. Şikayetin kendisi de süreye bağlı olduğundan, öğrenme anının nasıl belgelendiği belirleyici olur: dosya sorgu çıktısı, bankadan gelen haciz bildirimi veya tebliğ evrakının incelenmesi bu noktada dayanak oluşturur.
Zarfın üzerindeki şerh, tebliğin kime yapıldığı ve komşuya ya da muhtarlığa bırakılma halinde haber kağıdının bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Takip Dosyasını Okuma Sırası
Dosyayı incelemeye takip talebinden başlamak, alacağın dayanağını ve talep edilen kalemleri erken görmeyi sağlar. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; takip türü ve dayanak belge sonuçları önemli ölçüde değiştirdiğinden, itiraz süresi işlerken hukuki destek alınması önerilir.