İlamsız takip, elinde mahkeme ilamı bulunmayan alacaklının doğrudan icra dairesine başvurarak ödeme emri çıkarttığı yoldur. Bu kolaylığın bedeli, uyuşmazlığın büyük bölümünün yetki ve görev tartışmasına kaymasıdır. Mal beyanı yükümlülüğü de aynı hattın üzerinde durur: borçlu itiraz ederken mal beyanını atlarsa, takibi durdursa bile ayrı bir yaptırım riskiyle karşılaşabilir.
Takibin Açılacağı İcra Dairesi Nasıl Belirlenir
İlamsız takipte yetki, İİK'nın atfı üzerinden genel yetki kurallarına bağlanır. Uygulamada üç veri belirleyicidir: borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve varsa geçerli bir yetki sözleşmesi. Tacir olmayan borçlu bakımından yetki sözleşmelerinin kapsamı dardır; bu ayrım gözden kaçtığında takip yanlış dairede açılır ve borçlunun yetki itirazı takibi başa döndürür.
Mal Beyanı: İtirazdan Bağımsız Bir Yükümlülük
Borçlu, ödeme emrine itiraz etse dahi mal beyanı yükümlülüğünün akıbetini ayrıca değerlendirmelidir. Beyanın içeriği yalnızca liste değildir; borcu karşılamaya yeterli olup olmadığı, üçüncü kişilerdeki alacakların ve ayni hakların gösterilip gösterilmediği de denetlenir. Eksik veya gerçeğe aykırı beyan, icra ceza boyutunu devreye sokar ve dosyanın merkezini alacak tartışmasından uzaklaştırır.
İtirazın Kaldırılması ile İtirazın İptali Ayrımı
Borçlunun itirazı üzerine alacaklının önünde iki farklı yol vardır ve bunlar farklı mercilere aittir:
- Elinde İİK'nın aradığı nitelikte belge varsa icra mahkemesinde itirazın kaldırılması; dar ve belgeye dayalı inceleme.
- Belge yoksa veya alacak tanık ve bilirkişi ile aydınlanacaksa genel mahkemede itirazın iptali davası; tam yargılama.
- İmzaya itiraz ile borca itiraz, sonuçları ve inceleme biçimi bakımından ayrı ele alınır.
Yanlış yol seçildiğinde çoğu zaman esasa girilmeden ret kararı çıkar; bu arada hak düşürücü nitelikteki süre işlemeye devam eder.
Uzlaşma mı, Dava mı: Karar Ölçütleri
Bu aşamada tercih duygusal değil hesaplanabilir olmalıdır. Alacaklı açısından belge gücü zayıfsa, yargılama süresi ve tahsil kabiliyeti dikkate alınarak yapılandırma daha rasyonel olabilir. Borçlu açısından ise inkâr tazminatı riski, faiz yükünün büyümesi ve haciz baskısı, kısmi ödeme protokolünü değerli kılar. Karar verirken borçlunun malvarlığı gerçekten tahsile elverişli mi, sorusu her iki taraf için de belirleyicidir.
Dosya Hazırlığında Somut Kontrol Noktaları
- Tebligatın usulüne uygun yapıldığı, adres kaydıyla birlikte doğrulanır.
- Takip talebindeki alacak kalemi, faiz türü ve başlangıç tarihi belgeyle örtüştürülür.
- İtiraz dilekçesinde yetki itirazının, borca itirazla birlikte ve sırasına uygun ileri sürülüp sürülmediği denetlenir.
- Mal beyanı ve itiraz için ayrı takvim tutulur; ikisi tek bir tarihe yığılmaz.
Burada aktarılanlar genel çerçevedir. İlamsız takipte sonucu belirleyen çoğu kez dosyadaki tek bir belgenin niteliğidir; bu nedenle takip veya itiraz adımı atılmadan önce evrakın bir avukatla birlikte incelenmesi yerinde olur.