İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Mal Beyanı ve İtiraz: Yedi Günlük Pencerenin Usul Planı

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İlamsız takip, alacaklı için hızlı; borçlu için ise hataya en az tolerans tanıyan yoldur. Ödeme emrinin tebliğinden sonra işleyen süreler kısadır ve bu sürelerde yapılmayan işlem, çoğu zaman takibin kesinleşmesiyle sonuçlanır. Bu nedenle dosyanın ilk günü, tebligat tarihinin doğrulanmasıyla başlar.

Tebliğ Tarihinden Sonraki İlk Hafta

İİK sisteminde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca, faize veya imzaya itiraz edebilir. Aynı yedi günlük süre içinde, borç ödenmediği takdirde mal beyanında bulunma yükümlülüğü de doğar. Bu iki işlem birbirinden bağımsızdır: itiraz edilmiş olması, mal beyanı yükümlülüğünün ortadan kalktığı anlamına gelmez ve takip kesinleşirse yükümlülük yeniden gündeme gelir.

İtirazın Kapsamını Doğru Yazmak

Süre içinde yapılsa bile içeriği eksik yazılmış itiraz işe yaramayabilir:

  1. İmzaya itiraz adi senede dayalı takiplerde ayrıca ve açıkça yapılmalıdır; genel bir borç itirazı imzayı kapsamaz.
  2. Kısmi itirazda kabul edilen miktar açıkça gösterilmelidir; gösterilmezse itiraz geçersiz sayılabilir.
  3. Yetkiye itiraz esasa itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülmelidir.
  4. Zamanaşımı iddiası varsa itiraz dilekçesinde yer almalıdır.

Mal Beyanının Görünmeyen Riski

Mal beyanı, borçlunun malvarlığını dürüstçe bildirmesidir. Süresinde beyanda bulunmamak veya gerçeğe aykırı beyan vermek, İİK kapsamında yaptırıma bağlanmıştır ve bu yaptırım borcun miktarından bağımsızdır. Uygulamada borçlular çoğu kez malvarlığı bulunmadığı için beyan verilmesine gerek olmadığını düşünür; oysa malvarlığı bulunmaması hâli de beyanın konusudur ve bildirilmesi gerekir. Beyanda gelir, alacak ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar da yer alır.

Alacaklı Tarafında Takvim

İtiraz üzerine takip durur ve top alacaklıya geçer. Burada iki yol ayrılır: elinde İİK'nın aradığı nitelikte belge bulunan alacaklı icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir ve bu yol için altı aylık süre öngörülmüştür; genel mahkemede itirazın iptali davası ise bir yıllık süreye bağlıdır. Bu sürelerin kaçırılması alacağı sona erdirmez, ancak takip dosyasını işlemez hale getirir ve yeniden takip maliyeti doğurur. İnkâr tazminatı talebinin dilekçede açıkça yer alması da bu aşamada gözden kaçan bir ayrıntıdır.

Dosya Takibinde Pratik Düzen

Hem alacaklı hem borçlu tarafında tek bir tablo yeterlidir: tebliğ tarihi, itiraz son günü, mal beyanı son günü, itiraz varsa alacaklının dava açma son günü, haciz ve satış talep süreleri. Bu tablo tutulmadığında dosya, hukuki nedenle değil takip nedeniyle kaybedilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; takibin dayanağı, belgenin türü ve tebligatın usulü sonucu değiştirir. İcra dosyanız için hukuki destek almanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla