İlamsız icra takibinde borçlunun elindeki en etkili araç, ödeme emrine yapılan itirazdır. İİK sistemi bu itirazı tebliğ tarihinden itibaren işleyen yedi günlük süreye bağlamıştır ve süre dolduğunda takip kesinleşir; bundan sonra tartışma alanı borcun varlığından çıkıp haczin ve satışın usulüne kayar. Bu rehber, yedi günün nasıl kullanılacağını ve kaçırıldığında nelerin kaldığını anlatır.
Yedi gün neyi durdurur, neyi durdurmaz
Genel haciz yoluyla takipte icra dairesine süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; alacaklı ancak mahkemeden alacağı kararla yolunu açar. Buna karşılık kambiyo senetlerine özgü takipte itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır, süresi ve sonuçları genel takipten farklıdır ve takip kural olarak kendiliğinden durmaz. İlama dayalı takiplerde ise itiraz kurumu yoktur; burada gündeme gelen şey icranın geri bırakılmasıdır. Bu üç rejimi karıştırmak, doğru dilekçenin yanlış mercie verilmesiyle sonuçlanır.
İtirazın türünü doğru seçmek
- Borca itiraz: borcun hiç doğmadığı, ödendiği, takas edildiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası.
- İmzaya itiraz: adi senede dayanan takipte imzanın inkârı; ayrıca ve açıkça belirtilmezse yapılmamış sayılma riski doğar.
- Yetki itirazı: icra dairesinin yetkisiz olduğu iddiası; esasa ilişkin itirazla birlikte ve sıralı biçimde ileri sürülmelidir.
- Kısmi itiraz: yalnızca bir bölüme itiraz ediliyorsa itiraz edilmeyen kısmın kesinleşeceği hesaba katılmalıdır.
İtirazdan sonra dosya nasıl ilerler
- İtiraz dilekçesi ve dayanak belgeler icra dosyasına girer; alınan tarihli evrak kaydı saklanır.
- Takip durursa alacaklı, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarına başvurur; bu davalar da kendi süreleriyle sınırlıdır.
- Açılan davada borçlu, itirazında dayandığı gerekçenin dışına kural olarak çıkamaz; bu nedenle ilk dilekçe kapsamlı kurulmalıdır.
- Kötü niyet ve icra inkâr tazminatı riski her iki taraf için de değerlendirilir.
Süre geçtiyse hangi yollar kalır
Yedi gün kaçırılmışsa ilk kontrol tebligata yapılır; usulsüz tebligat iddiası kabul edilirse süre işlemeye hiç başlamamış sayılabilir. Engel bir durum nedeniyle süreye uyulamamışsa gecikmiş itiraz kurumu gündeme gelir ve engelin kalktığı andan itibaren kısa bir süre içinde ileri sürülmesi gerekir. Borç esasen yoksa menfi tespit veya ödeme yapıldıktan sonra istirdat davası açılabilir; ancak bunlar takibi kendiliğinden durdurmadığından ihtiyati tedbir talebi ayrıca değerlendirilmelidir.
İcra dosyalarında birkaç günlük gecikme, esasa ilişkin haklı savunmayı bile kullanılamaz hâle getirebilir. Elinize bir ödeme emri ulaştığında tebliğ tarihini not edip vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme almanız uygun olur.