İcra takibinde borçlunun elindeki en etkili araç, ödeme emrine süresinde yapılan itirazdır. İİK ve HMK çerçevesinde bu itirazın değeri yalnızca içeriğinden değil, doğru mercie ve doğru süre içinde yapılmasından gelir. Yanlış kapıya bırakılan bir dilekçe, takibin kesinleşmesini engellemez.
İtirazın Muhatabı Kimdir
Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takipte ödeme emrine itiraz, tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Bu itirazın mahkemeye yöneltilmesi gerekmez ve mahkemeye verilen dilekçe, süresi içinde icra dosyasına ulaşmadıkça sonuç doğurmaz. Buna karşılık kambiyo senetlerine mahsus takipte durum tersine döner: itiraz daha kısa bir süre içinde ve icra mahkemesine yapılır. Aynı ada sahip iki başvurunun mercii ve süresi farklı olduğundan, ödeme emrinin üzerindeki takip türü mutlaka okunmalıdır.
Borca İtiraz ile İmzaya İtirazı Ayırın
Borcun bulunmadığı, ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazlar borca itiraz sayılır. Senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ise ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; imzaya itiraz açıkça yapılmazsa imza kabul edilmiş sayılır. Kısmi itirazda ise kabul edilen tutarın açıkça gösterilmesi gerekir; belirsiz bırakılan kısmi itiraz hiç yapılmamış gibi sonuç doğurabilir.
Takip Durunca Alacaklının Yolu
- Elinde İİK’da sayılan nitelikte belge bulunan alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ister.
- Böyle bir belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açılır ve bu dava bir yıllık süreye tabidir.
- Her iki yolda da haksız çıkan taraf aleyhine tazminat gündeme gelebilir.
- Alacaklı isterse doğrudan alacak davası da açabilir; ancak bu tercih icra dosyasındaki avantajı geri getirmez.
- Bir yıllık süre kaçırılırsa takip düşer ve yeniden başlatma maliyeti doğar.
Şikâyet İtirazın Yerine Geçmez
İcra dairesinin işlemlerinin hukuka aykırı olduğu, olaya uygun düşmediği ya da bir hakkın yerine getirilmediği iddiaları şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yöneltilir. Şikâyet için kural olarak yedi günlük süre öngörülmüş olmakla birlikte, kamu düzenine aykırılık gibi belirli hâllerde süresiz şikâyet mümkündür. Borcun varlığına ilişkin savunmaların şikâyet yoluyla ileri sürülmesi ise sonuç vermez; bu iki kurumun karıştırılması sık görülen bir hatadır.
Süresi Kaçırılan İtirazdan Sonra
Yedi günlük süre kusursuz bir engel nedeniyle kaçırılmışsa gecikmiş itiraz imkânı gündeme gelir; engelin ortadan kalkmasından sonra kısa bir süre içinde ve engeli ispatlayan belgelerle icra mahkemesine başvurulur. Ayrıca borcun bulunmadığının tespiti için menfi tespit yolu her zaman değerlendirilebilir; ödeme yapıldıysa istirdat gündeme gelir.
Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır. Takibin türü ve dayanağı süreleri tümüyle değiştirdiğinden, ödeme emri elinize ulaştığı gün belgeyi bir hukukçuya göstermek en güvenli yoldur.