İlamsız icrada borçlunun elindeki en güçlü araç, takibi durduran itirazdır. Ancak bu araç dar bir zaman aralığında ve doğru mercie yöneltildiğinde işe yarar. Ödeme emrine itiraz süresi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yedi gün olarak düzenlenmiştir; bu süre içinde harekete geçilmezse takip kesinleşir ve tartışma tamamen farklı bir zemine kayar. Aşağıda merci seçimi, sürenin başlangıcı ve kaçırılan sürenin sonuçları ele alınmaktadır.
İtiraz Nereye Yapılır?
Ödeme emrine itiraz, kural olarak takibin yürütüldüğü icra dairesine yapılır; icra mahkemesi bu aşamada itirazın muhatabı değildir. Uygulamada sık görülen hata, dilekçenin doğrudan icra mahkemesine sunulmasıdır. Buna karşılık, imzaya itirazın sonuçları ve itirazın kaldırılması veya iptali talepleri icra mahkemesinin alanına girer. Yetki itirazı ile borca itirazın birlikte ileri sürülmesi gerektiği hallerde de dilekçenin kurgusu önem taşır: yetkiye itiraz edilirken esasa ilişkin itirazın da açıkça belirtilmemesi hak kaybına yol açabilir.
Sürenin Başlangıcı
Yedi günlük süre, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği günü izleyen günden işlemeye başlar. Bu nedenle ilk kontrol edilecek belge tebligat parçasıdır: adres, teslim edilen kişi, teslim şerhi ve tarih. Tebligatın usulsüz olduğu iddia ediliyorsa bu ayrı bir şikâyet konusudur ve öğrenme tarihi esas alınarak ileri sürülür; ancak bu iddia ileri sürülürken de gecikmemek gerekir.
İtirazın Kapsamı Ne Olmalı?
- Borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği açıkça yazılmalı; kısmi itirazda itiraz edilmeyen bölüm kesinleşir.
- İmza borçluya ait değilse imzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; genel itiraz imzayı kapsamaz.
- Faiz, işleyiş biçimi veya oranına yönelik itirazlar ayrıca dile getirilmelidir.
- Yetki itirazı varsa hangi yerin yetkili olduğu gösterilmelidir.
- İtiraz dilekçesinin daireye giriş tarihi mutlaka belgelenmelidir.
Süre Kaçırıldıysa Kalan Yollar
Yedi gün geçtikten sonra takip kesinleşir; artık borcun varlığını tartışmak için farklı yollar gündeme gelir. Borcun bulunmadığı veya ödendiği iddiası menfi tespit ve istirdat davalarının konusu olabilir; borcun takipten sonra ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiaları ise icra mahkemesi önünde ayrı bir prosedüre tabidir. Gecikmiş itiraz kurumu ise ancak kanunda aranan engel hallerinin varlığında ve dar bir zaman diliminde işletilebilir. Her bir yolun kendi süresi olduğundan, kesinleşme sonrası dönemde de takvim tutulmalıdır.
Bu açıklamalar genel niteliktedir ve takip dosyanızın türüne göre değişiklik gösterebilir. Ödeme emrini aldığınız anda süre işlemeye başladığından, dilekçe hazırlanmadan önce dosyanın incelenmesi için vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önerilir.