İlamsız takipte ödeme emri elinize ulaştığı anda geriye sayan çok kısa bir süre başlar. İİK uyarınca ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür ve bu süre kaçırıldığında takip kesinleşir; artık tartışma borcun varlığından çıkıp haciz ve satış aşamasına taşınır. Bu rehber, yedi günlük pencerede yapılması gerekenleri ve borçlunun sık düştüğü hataları sıralar.
İlk 48 Saatte Netleşmesi Gerekenler
Süre, tebliğ tarihinden itibaren işler; tebligatın usulüne uygun olup olmadığı bu nedenle ilk incelenecek konudur. Tebligat parçası üzerindeki adres, tebliğ edilen kişi ve şerhler kontrol edilmeli, usulsüz tebligat söz konusuysa öğrenme tarihinin ayrıca ileri sürülmesi gerektiği unutulmamalıdır. Aynı aşamada takibin türü (adi takip mi, kambiyo senetlerine mahsus takip mi) belirlenmelidir; çünkü itiraz süresi, mercii ve itirazın takibi durdurup durdurmadığı bu ayrıma göre değişir.
İtiraz Dilekçesinin İçerik Kontrolü
- Borca itiraz: borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya miktarın fazla olduğu ayrı ayrı belirtilmeli
- İmzaya itiraz: senede dayalı takipte imza inkârı açıkça ve ayrıca yazılmalı; sessiz kalmak imzanın kabulü sonucunu doğurur
- Yetkiye itiraz: yetki itirazı ileri sürülüyorsa yetkili icra dairesi de gösterilmeli
- Faiz ve ferilere itiraz: işleyen faiz oranı ve türü kabul edilmiyorsa kalem kalem karşı çıkılmalı
- Kısmi itirazda kabul edilen tutarın açıkça gösterilmesi
Yedi Gün Geçtiyse Ne Kalır
Süre kaçırılmışsa dosya bitmiş sayılmaz, ancak yol zorlaşır. Gecikmiş itiraz kurumu yalnızca engelin varlığı ispatlanabildiğinde işler; ayrıca borcu olmadığının tespiti için açılabilecek davalar ile takibe konu ilişkiye dair menfi tespit ve istirdat yolları gündeme gelir. Bunların hiçbiri, süresinde yapılmış basit bir itirazın sağladığı korumayla eşdeğer değildir. Bu nedenle yedi günlük sürenin takvime tek başına değil, hatırlatmalı ara kontrollerle işlenmesi gerekir.
Uzlaşma mı, İtirazın İptali Riskini Göze Almak mı?
Borçlu itiraz ettiğinde alacaklının önünde itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali davası vardır ve bu davalarda haksız çıkan tarafı icra inkâr veya kötü niyet tazminatı bekleyebilir. Kararı verirken şunlara bakılmalıdır: elde ettiğiniz belgeler borcun ödendiğini yazılı olarak gösteriyor mu; alacağın dayandığı senet veya sözleşme tartışmasız mı; ödeme planıyla kapanacak bir bakiye mi söz konusu? Belgesi güçlü bir alacakta uzun süre direnmek, asıl borca faiz, tazminat ve masraf ekleyerek maliyeti büyütür. Buna karşılık dayanağı zayıf bir takipte erken ödeme protokolü imzalamak, tartışılabilir bir borcu ikrar etmek anlamına gelir.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeveyi anlatır; takip türü, senedin niteliği ve tebligatın durumu sonucu değiştirebilir. Yedi günlük süre içinde bir hukukçuya dosyayı incelettirmek, sonradan telafi çabalarından çok daha az maliyetlidir.