İcra takibiyle karşılaşan borçlunun elindeki en etkili araç, kısa süre içinde yapılacak itirazdır. İİK ve HMK çerçevesinde bu itiraz, takibi kendiliğinden durduran nadir usul işlemlerinden biridir; ancak süresinin ve içeriğinin doğru kurulması gerekir.
Süre Hangi Tarihte Başlar?
İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde bu süre beş gün olarak uygulanır ve borca itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. Tebligatın usulsüz yapıldığı düşünülüyorsa, öğrenme tarihi belirtilerek usulsüz tebligat şikâyetinde bulunulur; bu yol süre geçtikten sonraki tek gerçekçi seçenektir. Bu nedenle tebligat zarfının ve üzerindeki şerhlerin saklanması önemlidir.
İtirazın Kapsamı Doğru Belirlenmelidir
İtiraz; borcun tamamına, bir kısmına, faize ya da imzaya yönelik olabilir. İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmediğinde imza kabul edilmiş sayılır. Kısmi itirazda ise itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir; bu yüzden hangi kalemin kabul edildiğinin bilinçli seçilmesi gerekir. İtiraz dilekçesinde gerekçe belirtme zorunluluğu bulunmasa da, ödeme yapıldığı ya da borcun zamanaşımına uğradığı gibi savunmalar varsa bunların dayanaklarının hazırda tutulması ileride işi kolaylaştırır.
İtirazdan Sonra Alacaklının İki Seçeneği
- Elinde İİK anlamında belge bulunuyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek; bu talep için altı aylık süre öngörülmüştür.
- Genel mahkemede itirazın iptali davası açmak; bu dava için bir yıllık süre söz konusudur.
- Her iki yolda da haksız çıkan taraf aleyhine tazminat sonucu doğabileceğinden, itirazın dayanağı ciddi olmalıdır.
- Alacaklı bu sürelerde hareket etmezse takip düşmez ancak alacak fiilen tahsil edilemez hâle gelir.
Mal Beyanı ve İhtiyati Haciz Ayrıntısı
Borca itiraz edilmiş olsa dahi, takibin kesinleşmesi hâlinde mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğar ve bunun için de ayrı bir süre işler. İhtiyati haciz kararı verilmişse, itiraz takibi durdursa bile hacizli mallar üzerindeki kısıtlama devam edebilir. Bu ayrım gözden kaçtığında, borçlu kendini takip durmuşken banka hesabına erişemez hâlde bulabilir.
Anlaşma Yolu Değerlendirilirken
Alacaklıyla yapılacak taksitlendirme, icra dairesinde tutanağa geçirildiğinde bağlayıcı olur ve kural olarak itirazdan vazgeçme sonucunu doğurur. Taksitlerden birinin aksaması takibin kaldığı yerden sürmesine yol açar. Bu nedenle ödeme planı, borçlunun gerçek ödeme gücüne göre kurulmalı; faiz işleyişinin nasıl olacağı tutanakta açıkça yazılmalıdır.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Takibin türü, dayanak belge ve tebligat tarihi sonucu doğrudan belirlediğinden, ödeme emrini aldığınız gün hukuki destek almanız yerinde olur.