Ödeme emri eline ulaşan borçlu için itiraz, kısa sürede atılması gereken basit bir adım gibi görünür. Oysa bu adımın nasıl atıldığı, sonraki aylarda açılacak davanın çerçevesini belirler. İİK kapsamındaki takip hukukunda itirazın içeriği, borçlunun sonradan dayanabileceği savunmayı sınırlar; bu yüzden itiraz aşaması bir delil kararı aşamasıdır.
İtiraz Kısadır, Sonucu Uzundur
Borca itiraz ile imzaya itiraz farklı sonuçlar doğurur. İmzanın inkâr edilmesi ayrıca ve açıkça belirtilmediğinde, senedin borçluya ait olduğu kabul edilmiş sayılır. Aynı şekilde, borcun ödendiği ya da hiç doğmadığı yönündeki savunmanın hangi olguya dayandığı en başta netleştirilmelidir. İtirazdan sonra yeni bir savunma eklemek her zaman mümkün olmadığından, dilekçe yazılmadan önce eldeki belge durumu gözden geçirilmelidir.
Borcun Ödendiğini Gösteren Belgeler
- Banka dekontları ve ödeme açıklamaları
- Karşı tarafça verilmiş makbuz, ibraname veya yazılı kabul
- Mahsup ve takas ilişkisini gösteren cari hesap ekstresi
- Ödemenin yapıldığını doğrulayan yazışmalar
- Senedin teminat amaçlı verildiğini gösteren sözleşme veya yazılı belge
Nakit Ödemenin Tuzağı
Uygulamada en çok kaybedilen dosyalar, ödemenin elden yapıldığı ve karşılığında hiçbir belge alınmadığı dosyalardır. Ödemenin varlığını yalnızca tanıkla göstermek, belirli parasal sınırların üzerindeki ilişkilerde kural olarak kabul edilmez. Bu nedenle taraflar arasındaki güven ilişkisi ne olursa olsun, ödemelerin banka üzerinden ve açıklamalı yapılması ileride ortaya çıkacak takip riskine karşı en etkili önlemdir.
Delil Eksikliği ve Tazminat Riski
Dayanaksız yapılan itiraz yalnızca zaman kaybı yaratmaz. İtirazın iptali ya da kaldırılması yoluna gidildiğinde, haksız bulunan itiraz nedeniyle borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilir. Dolayısıyla itiraz kararı verilirken, elde bulunan belgenin gerçekten savunmayı taşıyıp taşımadığı serinkanlılıkla değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme, borcun tümüne mi yoksa bir kısmına mı itiraz edileceğini de belirler.
Takip Dosyasının Kendisi de Bir Delildir
Alacaklının takip talebindeki anlatımı, dayanak belgenin tarihi ve talep edilen kalemler dikkatle incelenmelidir. Takip talebiyle sonradan açılan davadaki iddianın örtüşmemesi, borçlu lehine güçlü bir savunma başlığı oluşturur. Aynı şekilde tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, HMK ve takip hukukunun usul kuralları çerçevesinde ayrıca gözden geçirilmelidir; usulsüz bildirim, süre tartışmasının seyrini değiştirebilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Takibin türü ve dayanak belge, atılacak adımı tümüyle değiştirebileceğinden, ödeme emri tebliğ edildiğinde vakit geçirmeden bir hukukçuya danışılması önerilir.