İçeriğe geç
AC

İcra Takibine İtiraz ve Borçlunun Hakları: Süre Takvimi ve Başvuru Adımları

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Ödeme emri eline ulaşan borçlunun elindeki en güçlü araç, çoğu zaman tek bir dilekçe ve çok kısa bir süredir. İcra ve İflas Kanunu, itirazı biçimsel bir işlem olarak düzenler; ancak bu itirazın içeriği sonraki tüm aşamaları belirler. Bu rehber, borçlu tarafında itirazın kurulmasını ve sık yapılan hataları ele alır.

Hangi Takiple Karşı Karşıyasınız

Süre ve mercii, takibin türüne göre değişir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine yedi gün içinde icra dairesine itiraz edilir ve bu itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senedine dayalı takipte ise süre daha kısadır, itiraz icra mahkemesine yapılır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takipte itiraz kurumu bulunmaz; buradaki yol icranın geri bırakılmasıdır. Bu üçünü karıştırmak, telafisi güç sonuç doğurur.

İtirazın İçeriği: Neye İtiraz Ettiğinizi Yazın

Borca itiraz genel olarak yapılabilirse de, imzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Açıkça belirtilmeyen imza itirazı, imzanın kabul edildiği sonucunu doğurur. Aynı şekilde borcun bir kısmı kabul ediliyorsa, kabul edilen tutarın açıkça gösterilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz tümüne yönelik sayılabilir ve sonrasında kötü niyetli itiraz tartışması doğar.

İtirazdan Sonra Topu Alacaklı Alır

  1. Alacaklı, elinde nitelikli bir belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir
  2. Böyle bir belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir
  3. Her iki yol da kanunda öngörülen süreler içinde kullanılmazsa takip düşer
  4. Yargılama sonunda haksız çıkan taraf aleyhine kanunda öngörülen oranda tazminata hükmedilebilir

İtiraz Dışındaki Borçlu Hakları

  • İcra dairesinin usule aykırı işlemlerine karşı yedi gün içinde şikâyet yolu
  • Haczedilemeyen mal ve haklara ilişkin talep ile haczin kaldırılması istemi
  • Maaş haczinde kanunda öngörülen sınırın aşılmasına karşı başvuru
  • Üçüncü kişiye ait malın haczine karşı istihkak iddiası
  • Aynı alacak için mükerrer takip yapıldığında bunun ileri sürülmesi

Delil Eksikliğinin Borçlu Tarafındaki Bedeli

Ödeme yapıldığı hâlde takip başlatılan dosyalarda en büyük sorun, ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun belirsizliğidir. Açıklamasız yapılan havaleler, elden ödeme iddiaları ve karşılıklı cari hesap ilişkisinde mahsup tartışmaları bu belirsizliği büyütür. Ödeme dekontlarında borç ilişkisinin açıkça yazılması, sonradan yapılacak her savunmadan daha etkilidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Takibin türü, senedin niteliği ve tebligatın usulü sonucu doğrudan etkilediğinden, ödeme emrini aldığınız gün hukuki destek almanız süre kaybını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla