İcra takibiyle karşılaşan borçlu için en kritik an, ödeme emrinin tebliğ edildiği gündür. Bu noktadan sonra atılacak adımlar birbirinin yerine geçmez: kimi itiraz icra dairesine, kimi şikâyet icra mahkemesine yapılır. Yanlış kapıya yapılan başvuru, itiraz süresini durdurmadığı için takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
İtiraz mı, Şikâyet mi?
İİK sisteminde borçlunun elinde iki farklı araç vardır ve bunlar farklı mercilere yöneliktir. Borcun varlığına, miktarına veya imzaya yönelik karşı çıkış itirazdır ve icra dairesine yapılır. İcra müdürlüğünün işleminin usule aykırı olduğu iddiası ise şikâyettir ve icra mahkemesine yöneltilir.
Uygulamada en sık görülen hata, borca itiraz dilekçesinin doğrudan icra mahkemesine sunulmasıdır. Bu durumda ödeme emrine itiraz için öngörülen kısa süre işlemeye devam eder ve takip kesinleşir.
Ödeme Emri Türünü Doğru Okumak
Takibin ilamsız, ilamlı veya kambiyo senetlerine mahsus olması, borçlunun hareket alanını doğrudan belirler. İlamsız takipte itiraz kural olarak takibi durdururken, kambiyo takibinde itiraz kendiliğinden durdurucu etki doğurmaz ve icra mahkemesinden ayrıca karar alınması gerekir. İlamlı takipte ise itiraz değil, icranın geri bırakılması yolu gündeme gelir.
- Ödeme emrinin üst kısmındaki takip türü mutlaka okunmalıdır.
- İtirazın kısmi mi tam mı olduğu dilekçede açıkça belirtilmelidir.
- Yetkiye itiraz ediliyorsa yetkili icra dairesi de gösterilmelidir.
- İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmalıdır; genel itiraz imzayı kapsamaz.
Tebligat Tarihini Sabitlemek
Borçlunun ilk yapması gereken, tebligatın hangi gün ve hangi usulle yapıldığını belgelemektir. Adres kaydına dayalı tebligatlarda evrakın kapıya asılması veya muhtara bırakılması gibi hâllerde borçlunun fiilen haberdar olduğu tarih ile hukuken tebliğ sayılan tarih ayrışabilir. Usulsüz tebligat iddiası varsa bu, öğrenme tarihi belirtilerek ayrı bir başvuruyla ileri sürülür.
İtirazın Kaldırılması Aşamasına Hazırlık
İtiraz takibi durdurduğunda dosya kapanmaz; alacaklı itirazın kaldırılması veya iptali yoluna gider. Bu nedenle itiraz aşamasında verilen beyanların sonraki aşamada tutarlı kalması gerekir. Borcun ödendiği savunulacaksa dekont, makbuz ve banka kayıtları itiraz anında derlenmeli; zamanaşımı ileri sürülecekse dayanağı belirtilmelidir.
- Tebliğ tarihi ve takip türü tek sayfada özetlenir.
- İtiraz dilekçesi icra dairesine, şikâyet dilekçesi icra mahkemesine ayrı ayrı hazırlanır.
- Ödeme ve mahsup belgeleri tarih sırasına dizilir.
- Mal beyanı yükümlülüğünün ayrı bir süreye tabi olduğu unutulmaz.
Haciz Gelmişse
Takip kesinleşmiş ve haciz uygulanmışsa borçlunun elinde hâlâ araçlar bulunur: haczedilmezlik iddiası, istihkak iddiası ve satış aşamasına yönelik şikâyetler. Bunların her biri farklı süreye ve farklı mercie tabidir; hepsini tek dilekçede toplamak hak kaybı doğurabilir.
Buradaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. İcra dosyanızın türü, tebligat şekli ve alacağın kaynağı sonucu değiştirebileceğinden, itiraz süresi işlemeye başlamadan bir hukukçuyla görüşmeniz önerilir.