Eline ödeme emri ulaşan borçlunun ilk refleksi çoğu zaman borcun haksız olduğunu anlatmak olur. Oysa icra takibinde anlatmanın değil, doğru mercie doğru süre içinde itiraz etmenin karşılığı vardır. İİK, borçluya güçlü bir savunma imkânı tanır; ancak bu imkân, kısa süreler ve keskin görev ayrımlarıyla çevrilidir.
İtiraz Nereye Yapılır, Uyuşmazlık Nerede Çözülür
İlamsız takipte ödeme emrine itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yöneltilir ve takibi kendiliğinden durdurur. Bundan sonrası alacaklının tercihine kalır: itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden isteyebilir ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu iki yol birbirinin alternatifi değildir; icra mahkemesi yalnızca kanunda sayılan belgelerle sınırlı ve dar bir inceleme yapar, tanık dinlemez. Elindeki belge bu kapsamda değilse alacaklının genel mahkemeye gitmesi gerekir. Borçlu açısından bu ayrım, savunmanın hangi delillerle kurulacağını baştan belirler.
İmzaya İtiraz ile Borca İtirazın Farkı
- Borca itiraz açıkça yapılmazsa borç kabul edilmiş sayılabilir
- İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; aksi hâlde imza tanınmış sayılır
- Yetkiye itiraz, esasa itirazla birlikte ve sebepleri gösterilerek yapılmalıdır
- Faiz ve ferilere yönelik kısmi itirazda hangi kaleme itiraz edildiği sayısal olarak yazılmalıdır
Uygulamada en sık görülen kayıp, dilekçede yalnızca borcum yoktur denilip yetki itirazının unutulmasıdır. Yetkiye itiraz sonradan ileri sürülemez ve borçlu, kendi yerleşim yerinden uzak bir icra dairesinde takip yürütmek zorunda kalır.
Yetkili İcra Dairesinin Belirlenmesi
Takip, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde yapılabileceği gibi, sözleşmenin ifa edileceği yer gibi seçenekler de gündeme gelebilir. Taraflar arasında yetki sözleşmesi varsa bunun geçerlilik koşulları ayrıca denetlenmelidir. Yetki itirazı kabul edilirse dosya yetkili daireye gönderilir; bu da alacaklı için zaman, borçlu için nefes anlamına gelir.
Uzlaşma Masası Borçlu İçin Ne Zaman Anlamlıdır
İtirazın iptali davasında haksız çıkan taraf aleyhine inkâr veya kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gündeme gelebilir. Bu risk, borcun bir kısmının gerçekte var olduğu dosyalarda erken bir yapılandırma görüşmesini mantıklı kılar. Buna karşılık borcun hiç doğmadığı ya da ödendiği belgeyle ispatlanabiliyorsa, ödeme teklifiyle vakit kaybetmek yerine itirazın arkasında durmak daha tutarlıdır.
Takvimi Kaçırmamak İçin Kontrol Noktaları
Tebliğ tarihi, itiraz dilekçesinin veriliş tarihi, mal beyanı süresi ve haciz ihtimaline karşı hazırlık aynı çizelgede tutulmalıdır. İtiraz süresi kaçırılmışsa gecikmiş itiraz veya menfi tespit gibi ayrı yollar değerlendirilmelidir; ancak bu yolların koşulları daha ağırdır.
Bu metin yol gösterici bir çerçeve sunar, dosyanızın yerine geçmez. Takip türü, dayanak belge ve tebliğ tarihi değiştiğinde tablo tamamen değişebileceğinden, elinizdeki evrakla birlikte hukuki destek almanız önerilir.