Ödeme emrine süresinde itiraz etmek takibi durdurur; ancak bu, uyuşmazlığın bittiği anlamına gelmez. İİK ve HMK ekseninde ilerleyen ikinci aşamada borçlunun karşılaştığı asıl risk, itirazdan sonra dosyayı takip etmeyi bırakmasıdır. Aşağıdaki başlıklar, itirazın ardından gelen süreci yönetmek için hazırlanmıştır.
İtirazın Ardından Dosya Ne Durumda
İtiraz üzerine takip durur ve top alacaklıya geçer. Borçlu için bu dönem bekleme dönemi değil, hazırlık dönemidir. Alacaklının hangi yola başvuracağı elindeki belgenin niteliğine bağlıdır ve bu, uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğini belirler. Dosyanın durumunun düzenli olarak kontrol edilmesi, tebligatın gözden kaçmasını önler.
İtirazın Kaldırılması ile İptali Arasındaki Ayrım
Alacaklının elinde kanunda sayılan nitelikte bir belge varsa, icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu yol dar bir inceleme öngörür; sadece belirli belgeler değerlendirilir ve tanık dinlenmesi kural olarak mümkün olmaz. Buna karşılık itirazın iptali davası genel mahkemede görülür ve daha geniş bir yargılama yapılır. Borçlunun savunmasını hangi delillerle kuracağı, bu ayrıma göre baştan planlanmalıdır.
Gecikmiş İtiraz ve Menfi Tespit Seçeneği
Süre kaçırıldığında yol tamamen kapanmaz. Engel hâli nedeniyle süresinde itiraz edilememişse gecikmiş itiraz yoluna, borcun bulunmadığının tespiti için ise menfi tespit davasına başvurulması gündeme gelebilir. Ödeme yapıldıktan sonra ise talep, istirdat yoluyla ileri sürülür. Bu seçenekler arasındaki geçiş noktası ödeme anı olduğundan, hangi aşamada bulunulduğu net biçimde belirlenmelidir.
İkinci Aşama Kontrol Listesi
- İtiraz dilekçesinin dosyaya girdiği tarih ve kaydı doğrulandı mı?
- Takibin durduğu icra dosyası üzerinden teyit edildi mi?
- Ödeme, takas ve zamanaşımı savunmalarının belgeleri hazır mı?
- Dava açılması ihtimaline karşı tanık ve bilirkişi ihtiyacı belirlendi mi?
- Adres değişikliği icra dairesine bildirildi mi?
- Haciz ya da ihtiyati haciz talebi gelirse yapılacaklar planlandı mı?
Tazminat Riskini Ölçmek
Bu aşamada gözden kaçırılmaması gereken nokta, haksız çıkan tarafın tazminatla karşılaşabilmesidir. İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa borçlu aleyhine, alacaklının talebi haksız bulunursa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilir. Bu nedenle itirazın kapsamı duygusal tepkiyle değil, elde bulunan belgelerin gücüne göre belirlenmelidir. Kısmi kabulün mümkün olduğu dosyalarda, borcun tartışmasız kısmının ayrıştırılması riski önemli ölçüde azaltır.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve her dosyanın belge durumu farklıdır. İtirazdan sonra açılacak davaların süreleri işlemeye devam ettiğinden, sürecin baştan bir avukatla birlikte planlanması hak kaybı riskini düşürür.