İçeriğe geç
AC

Ödeme Emrine İtiraz ve Borçlunun Hakları: Yedi Günlük Pencerede Yapılması Gerekenler

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlu açısından en kritik an, ödeme emrinin tebliğ edildiği gündür. İcra ve İflas Kanunu, takibin durdurulmasını borçlunun kendi iradesine bağlamış; buna karşılık bu iradeyi göstermek için çok kısa bir süre tanımıştır. Bu rehber, itiraz penceresi içinde yapılması gerekenleri ve sonrasında borçlunun elinde kalan hakları ele alır.

Takip türünü doğru okuyun

Elinize ulaşan evrakın üzerindeki örnek numarası, hangi takip türüyle karşı karşıya olduğunuzu gösterir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, süresi içinde icra dairesine yapılır ve takip kendiliğinden durur. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır, süre daha kısadır ve itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takipte borca itiraz edilemez; ancak icranın geri bırakılması talep edilebilir.

İtiraz dilekçesinde nelerin ayrı ayrı yazılması gerekir

  • Borca itiraz: borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya miktarın hatalı olduğu.
  • İmzaya itiraz: senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası ayrıca ve açıkça belirtilmelidir; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır.
  • Yetkiye itiraz: icra dairesinin yetkisiz olduğu iddiası, yetkili dairenin de gösterilmesiyle birlikte ileri sürülür.
  • Faize ve fer'ilere itiraz: işletilen faiz türü ve başlangıç tarihi tartışmalıysa bu kalem ayrıca belirtilmelidir.

Kısmi itirazda hangi tutara itiraz edildiği açıkça gösterilmezse, itiraz yapılmamış sayılabilir.

Süre kaçırıldıysa: gecikmiş itiraz

Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemeyen borçlu, engelin ortadan kalkmasından itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilir. Bu yolda mazeretin belgeyle ortaya konması gerekir; hastalık raporu, yurt dışı giriş çıkış kaydı veya tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin deliller burada işlevseldir. Usulsüz tebligat iddiası ise ayrı bir yol olan şikâyet kapsamında değerlendirilir.

İtiraz sonrası alacaklının yolları ve borçlunun konumu

  1. Alacaklı, elinde yazılı belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; bu talep sınırlı bir süreye tabidir.
  2. Genel mahkemede itirazın iptali davası açılabilir; bu dava da itirazın tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde açılmalıdır.
  3. Haksız çıkan taraf aleyhine tazminata hükmedilebileceğinden, itirazın dayanaksız yapılmaması gerekir.

Takip devam ederken korunan haklar

Borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan bazı mallar ile maaşın kanunda belirlenen oranı aşan kısmına ilişkin sınırlamalar, haciz sırasında kendiliğinden gözetilmelidir. Gözetilmediği hâllerde icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır ve bu yolun da kendi süresi vardır. Haciz tutanağının bir örneğinin alınması, sonraki itirazların dayanağını oluşturur.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; takip türü ve dosyanızdaki belgeler izlenecek yolu değiştirir. Süreler çok kısa olduğundan, ödeme emrini aldığınız gün hukuki destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla