İçeriğe geç
AC

E-Hacizde İtiraz mı Şikâyet mi? İcra Dairesi ve İcra Mahkemesi Ayrımı

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Hesabına e-haciz konulduğunu öğrenen borçlunun elinde birbirine benzeyen ama tamamen farklı sonuç doğuran birkaç yol vardır. İtiraz, şikâyet ve menfi tespit aynı şey değildir; birinin yerine diğerini kullanmak süre kaybının en yaygın sebebidir. Bu rehber, e-haciz karşısında hangi adımın hangi mercie ait olduğunu ayrıştırıyor.

Üç ayrı yol, üç ayrı muhatap

  • Ödeme emrine itiraz: borcun kendisine karşı çıkılıyorsa, itiraz icra dairesine yapılır ve takibi durdurur
  • Şikâyet: takip usulüne aykırı bir işlem varsa, örneğin haczedilemeyecek bir alacak hacizlenmişse, başvuru icra mahkemesine yapılır
  • Menfi tespit: borçlu olmadığının tespiti isteniyorsa genel mahkemede dava açılır

İİK sistematiğinde bu yollar birbirinin yedeği değildir. Borcun varlığına itiraz edilmesi gereken bir dosyada icra mahkemesine şikâyet dilekçesi verilirse, itiraz süresi bu sırada dolar ve takip kesinleşir. Kesinleşmiş takipte artık borcun esasına dönülemez.

E-haciz özelinde en sık görülen usulsüzlükler

  1. Maaş hesabına konulan haczin kanunun izin verdiği oranı aşması
  2. Nafaka, sosyal yardım veya benzeri nitelikteki ödemelerin bulunduğu hesabın tamamen bloke edilmesi
  3. Borç tutarını aşacak biçimde birden fazla bankada eşzamanlı ve toplamda orantısız haciz uygulanması
  4. Takip kesinleşmeden haciz işlemine geçilmesi
  5. Üçüncü kişiye ait ortak hesabın tamamının haczedilmesi

Bu hâllerin her biri şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yöneltilir. Şikâyet için kanunun öngördüğü süre kısadır; işlemin öğrenildiği tarih dilekçede açıkça belirtilmelidir. Kamu düzenine aykırılık oluşturan hâllerde süre sınırı bulunmadığı kabul edilir, ancak bu istisnaya güvenip beklemek risklidir.

Takibin durdurulması ile haczin kaldırılması aynı şey değil

İtiraz takibi durdurur, ancak bundan önce konulmuş haczin otomatik olarak kalkacağı anlamına gelmez. Bu nedenle itirazla birlikte hacizlerin kaldırılması talebinin ayrıca yazılması gerekir. Alacaklı itirazın kaldırılması veya iptali yoluna gidecekse, borçlunun bu aşamayı da takvime alması gerekir; itiraz sonrası dosyanın kapandığını varsaymak yaygın bir yanılgıdır.

Üçüncü kişinin durumu

Haczedilen mal veya alacak borçluya değil üçüncü kişiye aitse izlenecek yol istihkak yoludur ve bu da icra mahkemesinin alanındadır. Üçüncü kişinin genel mahkemede açtığı dava, süresinde yapılmış bir istihkak başvurusunun yerine geçmez.

Belge hazırlığı

Şikâyet dilekçesinin gücü, hesabın niteliğini gösteren belgelere bağlıdır. Maaş ödemelerinin düzenli olarak aynı hesaba yattığını gösteren döküm, işveren yazısı veya kurum kaydı dilekçeye eklenmelidir. Salt beyan, hesabın niteliğini ispatlamaya yetmez.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; takibin türü, kesinleşme durumu ve hesabın niteliği izlenecek yolu değiştirir. Dosyanızın güncel durumunu inceleyecek bir hukukçudan destek almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla