İçeriğe geç
AC

E-Haciz ve Ödeme Emrine İtiraz: İcra Mahkemesi mi Genel Mahkeme mi?

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 3 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Hesabına elektronik haciz konulduğunu öğrenen borçlunun ilk sorusu "nasıl kaldırırım" olur. Doğru cevap, haczin dayandığı takibin türüne ve borçlunun daha önce ne yaptığına bağlıdır. İcra hukukunda başvurunun adı yanlış konulduğunda süre işlemeye devam eder ve itiraz edilecek yerde şikâyette bulunmak çoğu zaman geri dönüşü olmayan bir kayıptır.

İtiraz mı şikâyet mi: yolun adı sonucu belirler

  • İtiraz: Borcun kendisine, miktarına veya takibin yapıldığı yerin yetkisine yöneliktir. Muhatabı icra dairesidir ve süresi kısadır.
  • Şikâyet: İcra dairesinin işlemi hukuka aykırıysa yapılır ve icra mahkemesine yöneltilir. Bir işlemin kanuna aykırılığı ileri sürülüyorsa süreli, hakkın yerine getirilmemesi veya kamu düzenine aykırılık söz konusuysa süresiz olabilir.
  • Menfi tespit / istirdat davası: Borcun bulunmadığının tespiti için genel mahkemede açılır; icra mahkemesinin görev alanı dışındadır.
  • İtirazın iptali: Alacaklının başvurduğu bu dava da genel mahkemede görülür; itirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde.

Ödeme emrine itirazda takvim

İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür; kambiyo senetlerine mahsus takipte ise süre daha kısadır ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır. Bu iki takibin ödeme emri şeklen benzediği için karıştırılması yaygındır. Tebliğ edilen evrakın üst başlığındaki takip türü mutlaka okunmalıdır. İtirazda yetki de ileri sürülecekse, esasa itirazla birlikte ve yetkili icra dairesi gösterilerek yapılmalıdır; aksi hâlde yetki itirazı sonuç doğurmaz.

İcra mahkemesinin yetkisi takip dosyasına bağlıdır

Şikâyet ve icra hukukuna özgü davalar, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinde görülür. Borçlunun ikamet ettiği il farklı olsa dahi başvuru, dosyanın bulunduğu icra dairesinin bağlı olduğu mahkemeye yapılır. Bu nedenle e-haciz bildirimi geldiğinde yapılacak ilk iş, hangi ildeki hangi icra dairesinin hangi esas numaralı dosyasından işlem yapıldığını tespit etmektir; bu bilgi olmadan yazılan dilekçe muhatapsız kalır.

E-haczin kaldırılması taleplerinde ayrım

  1. Haczedilemeyecek nitelikte hesap: Emekli aylığı, nafaka ve benzeri ödemeler ile kanunda haczi yasaklanan kalemler için icra dairesine talep, reddi hâlinde icra mahkemesine şikâyet yolu izlenir.
  2. Maaş hesabında oran aşımı: Ücret ve maaşların ancak kanunda öngörülen oranda haczedilebileceği kuralı, hesaba yatan tutarın niteliğinin belgelenmesini gerektirir.
  3. Borç ödendiği hâlde devam eden haciz: Ödeme belgesiyle birlikte dosyaya sunulan talep sonuçsuz kalırsa şikâyet gündeme gelir.
  4. Üçüncü kişiye ait para: İstihkak iddiası ayrı bir usule tabidir ve süresi kaçırılmamalıdır.

Sık yapılan usul hataları

Dilekçeyi icra dairesi yerine doğrudan mahkemeye vermek, itiraz süresi içinde yalnızca telefonla dosyaya bilgi vermeye çalışmak, yetki itirazını esasa itirazdan ayrı ve geç sunmak, banka ile yazışıp icra dosyasına hiç girmemek. Bunların hepsi süre işlerken yapılan ve dosyada iz bırakmayan hamlelerdir.

Buradaki anlatım genel çerçeve içindir. Takibin türü, tebligatın usulü ve haczin konusu izlenecek yolu tamamen değiştirdiğinden; tebliğ evrakı elinize geçtiği gün dosyanın incelenmesi ve hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla