Maaşından kesinti yapıldığını gören borçlu genellikle tek bir soru sorar: bunu nasıl durdururum. Cevap, kesintinin hangi sebeple hukuka aykırı olduğuna göre değişir; çünkü İİK ve HMK düzeninde takibin kendisine yöneltilen itiraz ile haciz işlemine yöneltilen şikâyet birbirinden tamamen farklı iki yoldur. Yanlış yolu seçmek, süresi içinde yapılmış bir başvuruyu bile etkisiz bırakır.
İtiraz mı, Şikâyet mi: Yol Ayrımı
Ayrım şu soruyla netleşir: itiraz ettiğiniz şey borcun kendisi mi, yoksa icra dairesinin veya işverenin yaptığı işlem mi?
- Borcum yok, bu senedi imzalamadım, borç ödendi, faiz yanlış hesaplandı gibi iddialar itiraz konusudur ve takibin başındaki ödeme emri aşamasına bağlıdır.
- Maaşımın haczedilemeyecek kısmından kesinti yapıldı, birden fazla dosyadan aynı anda kesinti yapıldı, haciz müzekkeresi usulsüz yazıldı gibi iddialar şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yöneltilir.
Bu iki yol farklı mercilere, farklı sürelere ve farklı sonuçlara tabidir. Aynı dilekçede her ikisinin karıştırılması, dosyanın gecikmesine yol açar.
Maaşın Haczedilemeyen Kısmı
Ücretin tamamı haczedilemez. Kanun, borçlunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimi için gerekli kısmın korunmasını öngörür ve haczedilebilir orana bir tavan koyar. Nafaka alacakları bakımından ise farklı bir rejim geçerlidir; nafaka için yapılan kesinti bu sınırlamaya tabi tutulmaz. Ayrıca emekli aylıkları, bazı sosyal yardımlar ve belirli ödemeler bakımından özel koruma bulunur. Kesintinin oranını denetlemek için bordronun brüt-net kalemleriyle birlikte incelenmesi gerekir; ikramiye, prim ve fazla mesai gibi kalemlerin nasıl değerlendirildiği çoğu dosyada tartışma yaratır.
İşverenin Yükümlülüğü ve Hatalı Kesinti
Haciz müzekkeresi kendisine tebliğ edilen işveren, kesintiyi yapmak ve icra dosyasına yatırmakla yükümlüdür. Ancak müzekkeredeki tutarın üzerinde kesinti yapılması, birden fazla dosya için sıra gözetilmeksizin eşzamanlı kesinti uygulanması ya da işten ayrılan borçlunun durumunun bildirilmemesi ayrı sorumluluk doğurur. Bu tür hatalarda muhatap yalnızca alacaklı değildir; işverene yazılı başvuru yapılıp cevabın kayda geçirilmesi, sonraki şikâyetin dayanağını oluşturur.
Şikâyet Süresi ve Süresiz Şikâyet Hali
Şikâyet, kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Ancak kamu düzenine aykırılık taşıyan işlemler ile bir hakkın yerine getirilmemesi hallerinde şikâyet süreye bağlı değildir. Haczedilmezlik iddiası bakımından bu ayrım önemlidir: bazı hallerde süre işlerken, kanunun mutlak biçimde koruduğu kalemlerde süre engeliyle karşılaşılmaz. Tereddüt halinde beklemek yerine yedi gün içinde başvurmak en güvenli davranıştır.
Muvafakat Meselesi
Maaşın haczedilemeyen kısmının haczine borçlunun rıza göstermesi mümkündür; ancak bu rızanın haciz işleminden önce, örneğin sözleşme aşamasında peşinen verilmesi geçerli sayılmaz. Kredi veya sözleşme metnine konulan matbu muvafakat kayıtlarına dayanılarak yapılan kesintiler bu nedenle şikâyete konu olabilir. Verilen muvafakatin geri alınıp alınamayacağı ise ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır; ücretin yapısı, dosya sayısı ve alacağın türü sonucu değiştirebilir. Bordronuz ve haciz müzekkeresi birlikte incelenmeden yapılacak bir başvuru istenen sonucu vermeyebileceğinden, hukuki destek almanız önerilir.