Maaşına haciz konulduğunu öğrenen borçlunun ilk refleksi genellikle icra dairesine dilekçe vermek olur. Oysa İİK ve HMK çerçevesinde iki ayrı yol vardır ve bu yollar farklı mercilerde, farklı sürelerle işler. Borca itiraz ile işlemin usulsüzlüğünden yakınma birbirine karıştırıldığında, doğru içerikli bir dilekçe bile sonuç doğurmaz.
İki Yol, İki Ayrı Kapı
Borcun kendisine, faize ya da alacaklının sıfatına karşı çıkılıyorsa bu bir itirazdır ve genel haciz yolunda ödeme emrini gönderen icra dairesine yapılır. Buna karşılık takip kesinleşmişken yapılan haciz işleminin usule veya kanuna aykırı olduğu ileri sürülüyorsa, bu bir şikâyettir ve icra mahkemesine yöneltilir. İcra mahkemesine gönderilen borca itiraz dilekçesi süreyi korumaz; icra dairesine verilen şikâyet dilekçesi de haczi kaldırmaz.
Tebligat Tarihinin Kaydı
Ödeme emrine itiraz süresi tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Bu nedenle tebligat parçasındaki tarih, adres ve tebliğ edilen kişi bilgisi ilk kontrol edilecek unsurdur. Adreste bulunmama şerhi ile yapılan tebligatlarda usulsüzlük iddiası ayrı bir başlıktır ve öğrenme tarihinin beyanıyla birlikte ileri sürülür. Maaş haczi çoğu zaman borçluya bir tebligat yapılmadan işverene yazılan müzekkere ile fiilen hissedildiğinden, öğrenme anının belgelenmesi önem taşır.
Maaş Haczine Karşı İleri Sürülebilecek Başlıklar
- Kesinti oranının kanunda öngörülen sınırın üzerinde uygulanması
- Haczedilemeyecek nitelikteki ödemelerin kesintiye dâhil edilmesi
- Birden fazla haciz bulunmasına rağmen sıra gözetilmeden kesinti yapılması
- Nafaka alacaklarına ilişkin özel rejimin dikkate alınmaması
- Borçlunun geçimi bakımından yapılacak değerlendirmenin hiç yapılmamış olması
İtirazdan Sonra Ne Oluyor
- Süresinde yapılan itiraz, ilamsız takipte takibi kendiliğinden durdurur.
- Alacaklı, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarından birine başvurur.
- İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde, belgeye dayalı ve dar bir incelemeyle görülür.
- İtirazın iptali ise genel mahkemede tam yargılamayla yürür.
- Haksız çıkma halinde tazminat riski doğabileceğinden, itirazın kapsamı ölçülü belirlenir.
Dilekçe Yazarken Sık Yapılan Hata
İtiraz dilekçesinde borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı karşı çıkıldığının açıkça yazılmaması, sonradan kısmi itiraz tartışması doğurur. Miktara itiraz ediliyorsa kabul edilen tutarın rakamla gösterilmesi gerekir. Yetki itirazı da ileri sürülecekse, esasa ilişkin itirazla birlikte ve aynı dilekçede belirtilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar takip türüne göre değişkenlik gösterebilir. İcra dosyanızın hangi yolla açıldığı ve hangi belgeye dayandığı sonucu doğrudan etkilediğinden, dilekçe vermeden önce dosya üzerinden bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olur.