Maaş haczi uygulamalarında en sık yaşanan kayıp, borçlunun haklı olduğu hâlde yanlış hukuki yolu seçmesidir. İİK bakımından ödeme emrine itiraz, haczin kendisine karşı şikâyet ve haczedilemezlik iddiası birbirinden farklı kurumlardır; her birinin muhatabı ve süresi ayrıdır. Aynı dilekçeyle hepsini birden çözmeye çalışmak çoğu zaman sonuçsuz kalır.
Üç Farklı Yol, Üç Farklı Muhatap
Takibin dayanağına, yani borcun kendisine karşı çıkılıyorsa yol, ödeme emrine itirazdır ve muhatap icra dairesidir; ilamsız takipte bu itiraz kısa ve kesin bir süreye tabidir. Buna karşılık takip kesinleşmiş, uygulanan haczin kapsamı veya biçimi hatalıysa yol şikâyettir ve muhatap icra mahkemesidir. Ücretin haczedilemeyecek kısmına dokunulduğu iddiası da bu ikinci gruba girer.
Yetkili İcra Mahkemesini Belirlemek
Şikâyet, kural olarak takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yöneltilir. Borçlunun oturduğu il farklı olsa da bu sonuç değişmez; dilekçenin başka bir yer icra mahkemesine verilmesi süre içinde başvurulmuş sayılma tartışması doğurur. Bu nedenle ilk yapılacak iş, haciz müzekkeresini gönderen icra dairesinin dosya numarasını ve bağlı olduğu mahkemeyi tespit etmektir.
Ücretin Haczedilebilir Kısmı
İİK, işçi ücretlerinin tamamının haczine izin vermez; ücretin belirli bir bölümü borçlunun ve ailesinin geçimi için ayrılır ve nafaka alacakları bakımından ayrı bir rejim uygulanır. Uygulamada tartışma, hangi ödeme kalemlerinin ücret sayılacağı noktasında çıkar. İkramiye, prim, yol ve yemek yardımı gibi kalemlerin niteliği bordroya bakılmadan değerlendirilemez.
Delil Eksikliği Nerede Ortaya Çıkar?
- Kesintinin oranını gösteren imzalı bordronun dosyaya sunulmaması
- İşverenin yaptığı kesinti ile icra dosyasına yatan tutar arasındaki farkın belgelenmemesi
- Nafaka alacağı ile adi alacak kesintilerinin ayrıştırılmaması
- Muvafakatname niteliğinde bir beyanın varlığının veya yokluğunun ortaya konmaması
- Şikâyet süresinin başladığı öğrenme tarihinin kanıtlanamaması
Özellikle son madde belirleyicidir: şikâyette süre, işlemin öğrenildiği tarihten işler. Borçlunun bordrodaki ilk kesintiyi hangi tarihte gördüğünü ortaya koyan bir kayıt yoksa, süresinde başvurulduğu iddiası tartışmalı hâle gelir. Bordronun teslim tarihi ve banka hesap hareketleri bu noktada işlev görür.
Bu metin genel bilgi vermek üzere hazırlanmıştır ve her icra dosyasının kendi seyri vardır. Takibin türü, borcun kaynağı ve hacze konu ödemenin niteliği izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, kesinti başlamadan önce dosyanızı uzman bir meslektaşla gözden geçirmenizde yarar bulunur.