İçeriğe geç
AC

Maaş Haczine İtiraz: İcra Dairesi mi İcra Hukuk Mahkemesi mi?

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu bordroyla öğrenen borçlunun ilk refleksi işverene başvurmak olur. Oysa işveren, icra dairesinden gelen müzekkereyi uygulamakla yükümlüdür ve kesintiyi kendiliğinden durduramaz. İtirazın kime, hangi süre içinde yöneltileceği ise haczin dayandığı takibin türüne göre değişir.

Önce Takibin Türü Belirlenmeli

İlamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz ederek takibi durdurabilir. Bu itiraz herhangi bir mahkeme kararı gerektirmez ve gerekçe zorunlu değildir; ancak borca ve imzaya itirazın ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. İlamlı takipte ise aynı imkân yoktur; orada ancak icranın geri bırakılması yoluna gidilebilir. Elinizdeki belgenin ödeme emri mi icra emri mi olduğunu ayırt etmek, izlenecek yolun tamamını belirler.

Haczin Kendisine İtiraz

Takip kesinleşmiş olsa bile haczin usulüne aykırı uygulanması ayrı bir şikâyet konusudur. İİK, ücretlerin ancak belirli bir oranda haczedilebileceğini, kesintinin borçlunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimi için gerekli kısmı aşamayacağını ve maaşın dörtte birinden az olmamak üzere haczedileceğini öngörür. Nafaka alacakları bu sınırlamanın dışındadır. Uygulamada sık rastlanan hatalar şunlardır:

  1. Birden fazla dosyadan aynı anda kesinti yapılarak yasal oranın aşılması,
  2. Emekli maaşı üzerine borçlunun muvafakati olmaksızın haciz konulması,
  3. İhbar ve kıdem tazminatı gibi kalemlerin ücret gibi değerlendirilmesi,
  4. Asgari ücret düzeyindeki gelirde geçim sınırının hiç hesaplanmaması.

Bu hâllerde başvuru, haczi uygulayan icra dairesine şikâyet ya da doğrudan icra hukuk mahkemesine yapılır. Şikâyet süresi kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gündür; kamu düzenine aykırılık iddiası bakımından ise süresiz şikâyet mümkündür.

Yetkili İcra Dairesi ve Mahkeme

Şikâyet ve itirazın iptali gibi talepler, takibin yapıldığı yer icra hukuk mahkemesinde görülür. Takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisine itiraz ediliyorsa bu itirazın da süresinde ve ödeme emrine itirazla birlikte ileri sürülmesi gerekir; sonradan ileri sürülen yetki itirazı dinlenmez.

Alacaklıyla Anlaşma mı, Yargılama mı

İtiraz üzerine takip durduğunda alacaklının önünde itirazın iptali davası ile itirazın kaldırılması yolu bulunur; birincisi için bir yıllık, ikincisi için altı aylık süre öngörülmüştür. Borçlu açısından bu aşamada yapılan taksitlendirme protokolü, kesintinin ölçülü bir düzeye çekilmesini sağlayabilir. Ancak haksız itiraz edildiği sonucuna varılırsa icra inkâr tazminatı gündeme gelir. Bu nedenle itiraz kararı, borcun gerçekten tartışmalı olup olmadığına göre verilmelidir; usulen itiraz etmek her zaman lehe sonuç doğurmaz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Takip dosyanızın türü ve tebligat tarihleri sonucu değiştireceğinden, süre geçmeden bir hukukçuya danışmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla