İçeriğe geç
AC

Maaş Haczinde İtiraz mı Şikâyet mi? İcra Mahkemesinin Görev Sınırı

17 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu bordrodan öğrenen çoğu kişi, aynı dilekçeyle hem borca hem de haczin usulüne karşı çıkmaya çalışır. Oysa İİK bu iki durumu ayrı yollara bağlamıştır: borcun kendisine yönelen itiraz ile icra işleminin usulüne yönelen şikâyet farklı mercilerde ve farklı sürelerde incelenir. Yanlış yol seçimi, esasen haklı bir talebin dahi reddiyle sonuçlanabilir.

İtiraz ile Şikâyeti Ayıran Çizgi

Takibin dayanağına, borcun varlığına veya imzaya yönelen karşı çıkış itirazdır ve kural olarak icra dairesine yapılır. Buna karşılık haczin kapsamına, kesinti oranına ya da haczedilmezlik iddiasına dayanan karşı çıkış şikâyet niteliğindedir ve icra mahkemesine yöneltilir. Ödeme emri tebliğ edilmemişse ortaya çıkan durum ayrıca değerlendirilir; tebligatın usulsüzlüğü de icra mahkemesinin inceleme alanındadır.

Süreler Nasıl Hesaplanır

  • Ödeme emrine itiraz için tebliğden itibaren kanunda öngörülen kısa süre işler.
  • Şikâyet, kural olarak öğrenme tarihinden başlar; kamu düzenine ilişkin bazı hâller süreye bağlı değildir.
  • Maaş kesintisi başladıysa, ilk kesintinin yapıldığı bordro tarihi öğrenme tarihinin belirlenmesinde önem taşır.

Bu nedenle bordro, banka hesap dökümü ve işverenin gönderdiği bilgilendirme yazısı birlikte saklanmalıdır.

Haczedilemeyecek Kısım ve Kesinti Kontrolü

Maaş üzerindeki haciz, ücretin tamamına değil kanunda belirlenen orana kadar olan kısmına uygulanabilir; ayrıca nafaka alacakları bakımından farklı bir düzen geçerlidir. Uygulamada hata çoğunlukla iki noktada çıkar: birden çok haciz dosyasının sıra gözetilmeksizin aynı anda kesinti yapması ve asgari geçim düzeyine ilişkin kalemlerin hesaba dahil edilmesi. İşveren bordrosundaki hesabın ayrıntısı istenmeden yapılan itiraz, çoğu zaman soyut kalır.

Borçluyla Anlaşma ile Yargı Yolu Arasında Karar

Alacaklı taraf sıklıkla haczin kaldırılması karşılığında taksitli ödeme önerir. Bu yol, kesintinin çalışan üzerindeki günlük etkisini hemen azaltabilir. Ancak taahhüt verilmeden önce şu üç konu netleştirilmelidir: taahhüdün ihlali hâlinde doğacak sonuçlar, dosya borcunun faiz ve masraflarla birlikte güncel tutarı ve ödeme planının bordro kesintisi yerine mi yoksa onunla birlikte mi uygulanacağı. Buna karşılık takip usulünde açık bir aykırılık varsa, anlaşma yerine icra mahkemesine başvurmak dosyanın tamamını etkileyebileceğinden daha isabetli olabilir.

İtirazın Kaldırılması Aşamasına Hazırlık

Borca itiraz üzerine takip durursa alacaklı, elindeki belgeye göre icra mahkemesine ya da genel mahkemeye başvurur. Bu aşamada hangi belgenin sunulacağı, itiraz sırasında yazılanlarla çelişmemelidir; HMK'nın ispat kuralları burada da geçerlidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. Takip türü ve dayanak belge yol haritanızı değiştireceğinden, kesinti başlamadan önce dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla