İçeriğe geç
AC

Maaş Haczine İtirazda Merci Karmaşası: İcra Dairesi mi, İcra Hukuk Mahkemesi mi?

17 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 93 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu öğrenen borçlunun karşılaştığı ilk zorluk, itirazın nereye yapılacağıdır. İcra hukukunda birbirine benzeyen üç kavram vardır ve her birinin mercii ile süresi ayrıdır: ödeme emrine itiraz, işlemin şikâyet yoluyla denetlenmesi ve borca ilişkin dava. Bu üçünü ayırt etmeden yazılan dilekçe, hem süreyi tüketir hem de haczin sürmesine yol açar.

Üç Farklı Yolu Ayırmak

Takibe konu borcun varlığına veya miktarına karşı çıkılıyorsa, ilamsız takipte ödeme emrine itiraz edilir ve bu itiraz mahkemeye değil icra dairesine sunulur. Buna karşılık borç tartışılmıyor, yalnızca haczin usulsüz veya haczedilemez bir kalem üzerine konulduğu ileri sürülüyorsa yol şikâyettir ve merci icra hukuk mahkemesidir. Takip kesinleştikten sonra ödeme emrine itiraz dilekçesi vermek, süresi geçmiş bir yolu kullanmak anlamına gelir.

Maaş Haczinde Sınır ve Haczedilmezlik

İİK, maaş ve ücretlerin tamamının haczedilmesine izin vermez; ücretin belirli bir bölümü haczedilebilir, kalan kısım borçlu ve ailesinin geçimi için ayrılır. Uygulamada tartışma iki noktada yoğunlaşır: kesintinin oranı ile hangi ödeme kalemlerinin ücret sayılacağıdır. Sosyal yardım niteliğindeki ödemeler, nafaka gelirleri ve bazı ödeneklerin durumu ayrı değerlendirilir. Nafaka alacakları bakımından ise sınırlamanın uygulanmadığı hâller vardır; bu ayrım gözden kaçırıldığında yapılan şikâyet reddedilir.

Şikâyetin Süresi ve Kritik Başlangıç Anı

Haczedilmezlik iddiasıyla yapılacak şikâyet kısa bir süreye tabidir ve bu süre, borçlunun haczi öğrendiği tarihten işlemeye başlar. Uygulamada süre çoğu kez maaş bordrosunda kesintinin görüldüğü ay üzerinden hesaplanır; oysa işverene gönderilen yazının tarihi ve borçluya yapılan bildirim, başlangıç anını daha erkene alabilir. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde öğrenme tarihi açıkça ve dayanağıyla gösterilmelidir.

Muvafakatin Sonucu

Borçlunun haczi kabul ettiğine dair beyanı, haczedilmezlik şikâyeti hakkını etkileyen önemli bir unsurdur. Bu beyanın hangi aşamada ve hangi kapsamda verildiği, sonradan yapılacak itirazın akıbetini belirler. Takip dosyasındaki tutanakların bu yönden incelenmesi, dilekçe yazmadan önceki zorunlu adımdır.

İtirazın Ardından Ne Olur?

  1. Ödeme emrine süresinde itiraz edilirse takip kendiliğinden durur.
  2. Alacaklı, itirazın kaldırılması veya iptali için ayrı bir yola başvurur.
  3. İtirazın iptali davası genel mahkemelerde, itirazın kaldırılması istemi icra hukuk mahkemesinde incelenir.
  4. Haczedilmezlik şikâyeti kabul edilirse kesinti kaldırılır; ret hâlinde kesinti sürer.

Bu ayrımların her biri farklı belge ve farklı takvim gerektirir. Takip dosyası, ödeme emri tebliğ evrakı, işverene yazılan haciz yazısı ve bordrolar tek klasörde toplanmadan doğru merci tespiti güvenilir biçimde yapılamaz.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Takibin türü, borcun kaynağı ve tebligat geçmişi sonucu değiştirebileceğinden, kesinti başladığında gecikmeden bir avukata başvurmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla