İçeriğe geç
AC

Maaş Haczinde İtiraz ve Şikâyet Takvimi: Hangi Yol, Hangi Merci

24 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu bordrodan öğrenen borçlunun ilk tepkisi genellikle işvereni aramak olur; oysa sonucu değiştiren adım, doğru dilekçenin doğru mercie ve süresinde verilmesidir. İİK ve HMK ekseninde hazırlanan bu rehber, itiraz ile şikâyet arasındaki farkı, haczedilebilirlik sınırını ve taksitlendirme ile yargılama arasındaki tercihi ele alır.

İtiraz ile Şikâyetin Ayrımı

İki kavram uygulamada karıştırılır. Ödeme emrine itiraz, takibin dayanağına ve borcun kendisine yöneliktir ve İİK'da öngörülen kısa süre içinde icra dairesine yapılır. Haciz işleminin usulüne ya da haczedilemeyecek bir gelir üzerine uygulanmış olmasına yönelik başvuru ise şikâyet niteliğindedir ve icra mahkemesine yapılır. Yanlış yola başvurmak, süre dolduğu için hakkın kullanılamaması sonucunu doğurabilir.

Haczedilebilirlik Sınırı ve Muvafakat

İİK, ücret ve maaşların tamamının haczedilmesine izin vermez; kanunda öngörülen orandan az olmamak üzere bir kısmı haczedilebilir ve borçlunun ailesinin geçimi için gerekli miktar dışarıda tutulur. Ancak borçlunun haciz uygulanmadan önce verdiği muvafakat ile sonrasında verdiği muvafakatin sonuçları farklıdır. Bu nedenle işveren veya alacaklı tarafından imzalatılmak istenen belgeler okunmadan imzalanmamalıdır. Emekli aylıkları bakımından özel düzenlemelerin bulunduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

Dilekçe Sırası ve Takvim

Dosyayı düzenli yürütmek için şu sıra izlenir:

  1. İcra dosyası incelenerek takibin türü ve dayanağı tespit edilir.
  2. Ödeme emrinin tebliğ tarihi ve itiraz süresinin durumu belirlenir.
  3. Haciz müzekkeresinin tarihi ve işverene ulaşma tarihi öğrenilir.
  4. Kesinti oranı bordro üzerinden hesaplanır ve fazla kesinti varsa şikâyet hazırlanır.
  5. Aynı borçlu için birden çok dosya varsa sıra cetveli durumu kontrol edilir.

Taksitlendirme mi Yargılama mı

Alacaklıyla yapılacak taksit anlaşması, kesintinin durmasını sağlayabilir; ancak yapılan ödemenin borcu kabul anlamına gelip gelmediği ve itiraz hakkının devam edip etmediği metinde açıkça düzenlenmelidir. Bir taksitin aksaması hâlinde tüm borcun muaccel hâle geleceğine ilişkin kayıtlar ayrıca değerlendirilmelidir. Borca esaslı bir itiraz varsa, anlaşma görüşmeleri sürerken de yasal sürelerin işlemeye devam ettiği unutulmamalıdır.

Buradaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir; takibin türü, dayanağı ve gelirin niteliği sonucu değiştirir. Kesinti başladığında vakit kaybetmeden icra dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz yararınıza olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla