İcra takibinin en çok hissedilen sonuçlarından biri maaşa konulan hacizdir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile usul yönünden 6100 sayılı HMK, maaş haczinin hem uygulanma biçimini hem de sınırlarını belirler. Bu rehber, maaşı haczedilen borçlunun hareket alanını ele alır.
Maaşın Tamamı Haczedilemez
Maaş ve ücret üzerindeki haciz sınırsız değildir. Yasa, ücretin belirli bir bölümünün borçlunun ve ailesinin geçimi için haciz dışında kalmasını öngörür. Bu nedenle işverenin, kesinti oranını yasal çerçeveyi aşacak biçimde uygulaması hukuka aykırıdır. İlk kontrol, kesilen tutarın yasal orana uygun olup olmadığıdır.
Takibe ve Hacze İtirazın Ayrımı
Borçlunun önünde iki farklı yol vardır. Takibin dayanağına, yani borcun kendisine itiraz ile hacze veya kesinti oranına yönelik şikayet farklı mercilere ve farklı sürelere tabidir. Ödeme emrine itiraz süresi ile haczin usulüne ilişkin şikayet süresi karıştırılmamalıdır. Yanlış yol seçimi, esaslı bir itirazın dahi süre yönünden reddine yol açabilir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
- Birden fazla takipte haciz sıralamasının gözetilmemesi
- Nafaka alacaklarının kendine özgü önceliğinin dikkate alınmaması
- Yasal sınırı aşan kesinti yapılması
İşverenin Sorumluluğu
Maaş haczi işverene bildirildiğinde, işverenin kesintiyi doğru oranda yaparak icra dairesine göndermesi gerekir. Bu yükümlülüğün ihlali, işveren yönünden de sonuç doğurabilir. Borçlunun, bordro ve kesinti kayıtlarını düzenli izlemesi hataları erken yakalar.
İtiraz Öncesi Derlenecekler
- İcra takibine ilişkin ödeme emri ve tebliğ tarihi
- Maaş bordrosu ve haciz kesintisini gösteren belgeler
- Varsa nafaka veya öncelikli alacaklara dair kayıtlar
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Haciz oranları ve itiraz süreleri takibin türüne göre değiştiğinden, somut durumda bir avukata danışmanız yerinde olur.