İcra dosyalarında en pahalı hatalar genellikle ödeme emrinin tebliğinden sonraki ilk günlerde yapılır. Borçlunun önünde birbirinden bağımsız iki yükümlülük vardır: takibe itiraz etmek ve mal beyanında bulunmak. İcra ve İflas Kanunu bu iki işlemi ayrı ayrı düzenler; birini yapıp diğerini ihmal etmek, itiraz kabul edilse dahi ayrı bir yaptırım riski doğurur. Bu rehber, usule aykırı işlem nedeniyle savunmanın baştan zayıflamasını önleyecek kontrol noktalarını sıralar.
İtiraz ile mal beyanı aynı şey değildir
İlamsız takipte ödeme emrine itiraz, borcun bulunmadığını veya miktarın hatalı olduğunu ileri sürmeye yarar ve süresinde yapıldığında takibi durdurur. Mal beyanı ise borçlunun malvarlığını icra dairesine bildirmesidir ve itirazdan bağımsız bir yükümlülüktür. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise itirazın yeri ve etkisi farklıdır; itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Takip türünün ödeme emri üzerindeki ibareden doğru okunması, bütün savunma planının çıkış noktasıdır.
Uygulamada en sık görülen usul hataları
- İtirazın yapılacağı merciin takip türüne göre karıştırılması
- Yalnızca borcum yoktur denilerek imzaya itirazın ayrıca ve açıkça belirtilmemesi
- Kısmi itirazda kabul edilen miktarın rakamla gösterilmemesi, bu nedenle itirazın tamamen geçersiz sayılması riski
- Yetki itirazının esasa ilişkin itirazla birlikte ileri sürülmemesi
- Usulsüz tebligat fark edildiği halde öğrenme tarihinin bildirilmemesi
- Faize itiraz edilmek istendiği halde işlemiş faize ve orana ayrıca itiraz edilmemesi
Alacaklı tarafın kontrol listesi
- Takip talebindeki alacak kalemleri, dayanak belgedeki tutarla birebir örtüşüyor mu?
- Tebligat adresi mernis, ticaret sicili veya sözleşmedeki adresle uyumlu mu; tebliğ şerhi okunaklı mı?
- İtiraz gelmesi halinde itirazın kaldırılması mı yoksa itirazın iptali davası mı seçilecek? Elde belge var mı, tanık gerekecek mi?
- Haciz talepleri için gerekli araştırma başvuruları sıraya kondu mu?
- Dosya masrafları ve süre takibi tek bir takvimde toplandı mı?
Tebligat dosyasını ilk gün çıkarın
Süre hesabının başlangıcı tebliğ tarihidir; bu tarih tartışmalıysa geri kalan bütün planlama eksik kurulur. Tebliğ evrakının okunması, kime ve hangi sıfatla teslim edildiğinin kontrol edilmesi ve gerekiyorsa usulsüz tebligat şikayeti yoluna gidilmesi, itiraz süresinin kaçırıldığı düşünülen dosyalarda dahi bir savunma alanı yaratabilir.
Kısa hatırlatma
Yukarıdaki adımlar genel bilgilendirme amacıyla derlenmiştir. Takibin türü, dayanak belge ve tebliğ tarihi somut dosyada tabloyu tümüyle değiştirebileceğinden, ödeme emrini eline alan kişinin gecikmeden hukuki değerlendirme alması yerinde olur.