İçeriğe geç
AC

Ödeme Emrine İtiraz ve Mal Beyanı: Hangi Talep Hangi Mercie?

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlunun elindeki en güçlü araç zamandır; ancak bu araç yalnızca doğru dilekçenin doğru makama verilmesiyle işe yarar. İİK düzeninde icra dairesi, icra mahkemesi ve genel mahkeme birbirinden ayrı görevler üstlenir ve bu ayrım karıştırıldığında hak kaybı doğar.

İtiraz nereye, şikayet nereye?

Ödeme emrine itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yöneltilir. Buna karşılık icra müdürlüğünün bir işleminin kanuna aykırı olduğu iddiası şikayet konusudur ve icra mahkemesine sunulur. İtirazın kaldırılması ya da iptali talepleri ise alacaklı tarafından açılır; ilki icra mahkemesinin, ikincisi genel mahkemenin konusudur. Dilekçesini icra mahkemesine veren borçlunun itirazı, süresinde verilmiş sayılmayabilir.

İtirazın kapsamını doğru kurmak

İtiraz sadece borca değil, imzaya ve yetkiye de yönelebilir. İmzaya itiraz açıkça ve ayrıca belirtilmezse, sonradan bu itirazı ileri sürmek mümkün olmaz. Yetki itirazı ileri sürülüyorsa yetkili icra dairesinin de gösterilmesi gerekir. Kısmi itirazda ise kabul edilen tutarın rakamla ve açıkça yazılması şarttır; aksi halde itirazın kapsamı tartışmalı hale gelir.

Mal beyanının kendine özgü riski

  • Mal beyanı takibi yürüten icra dairesine verilir, mahkemeye değil
  • Beyan, borcu karşılamaya yetecek malvarlığı yoksa bunun gerekçesini de içermelidir
  • Gerçeğe aykırı beyanın ayrı bir yaptırım riski doğurduğu gözden kaçırılmamalıdır
  • Borca itiraz edilmiş olması, mal beyanı yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz
  • Beyandan sonra malvarlığında değişiklik olursa bildirim ihtiyacı doğabilir

Tebligat tarihini merkeze alan takip düzeni

Bütün süreler ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ tarihine bağlıdır. Bu nedenle ilk kontrol, tebligatın gerçekten geçerli olup olmadığıdır: adres, teslim edilen kişi ve tebliğ şerhi birlikte incelenmelidir. Usulsüz tebligat iddiası varsa bu ayrı bir yol olarak icra mahkemesinde ileri sürülür. HMK ve İİK süreleri birlikte işlediğinden, borçlu tarafında tek bir takvim tutulması ve her aşama için ara kontrol günü belirlenmesi pratik bir koruma sağlar.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; takibin türü ve dayanağı sonucu değiştirir. Dilekçenizi vermeden önce süre ve mercii kontrolünü bir hukukçuyla yapmanız yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla