Ödeme emri eline ulaşan borçlunun karşısında birbirine benzeyen ama sonuçları tamamen farklı iki yükümlülük vardır: takibe itiraz etmek ve mal beyanında bulunmak. Bu ikisini karıştırmak, uygulamada en sık görülen ve en pahalıya mal olan hatadır.
İtiraz ile Mal Beyanının Farkı
İtiraz, takibin durmasını sağlayan bir savunmadır; borcun ya da imzanın kabul edilmediğini bildirir. Mal beyanı ise borcun varlığından bağımsız olarak, borçlunun malvarlığını icra dairesine bildirmesidir. İtiraz süresi içinde itiraz edilmediğinde takip kesinleşir; mal beyanında bulunulmadığında ise İİK kapsamında ayrı bir yaptırım gündeme gelir. Takibe itiraz edilmiş olması, mal beyanı yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İtirazın Kapsamını Doğru Yazmak
İtiraz dilekçesinde neye itiraz edildiği açıkça belirtilmelidir. Borcun tamamına mı, bir kısmına mı, faiz oranına mı yoksa imzaya mı itiraz edildiği ayrı ayrı yazılmalıdır. Kısmi itirazda kabul edilen tutarın açıkça gösterilmesi gerekir; aksi halde itiraz geçersiz sayılabilir. İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmadığında imza kabul edilmiş sayılır.
- Takip dosya numarası ve icra dairesi bilgisi
- İtirazın konusu: borç, imza, faiz veya yetki
- Kısmi itirazda kabul edilen tutarın rakamla belirtilmesi
- Tebliğ tarihi ve süre hesabının dilekçede gösterilmesi
İtirazdan Sonra Alacaklının İki Yolu
İtiraz üzerine takip durur ve alacaklının önünde iki seçenek belirir: elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek veya genel mahkemede itirazın iptali davası açmak. Bu iki yolun süresi, ispat imkânı ve sonuçları farklıdır. Borçlu tarafında hazırlık yapılırken alacaklının hangi yolu seçeceği tahmin edilmeli, belge durumu buna göre gözden geçirilmelidir. Yargılama genel usul kurallarına tabi olduğunda HMK çerçevesinde delil sunma süreleri de takip edilmelidir.
Sulh Görüşmesi ile Yargılamanın Karşılaştırılması
Takip durduktan sonra taraflar çoğu zaman ödeme planı üzerinde görüşür. Bu yol, icra inkâr tazminatı riskini ve yargılama giderlerini ortadan kaldırdığı için borçlu açısından cazip olabilir. Ancak yapılacak ödeme planı yazılı hale getirilmeli, ödemelerin dosyaya mı yoksa alacaklıya mı yapılacağı ve plan aksarsa takibin nasıl devam edeceği açıkça kararlaştırılmalıdır. Sözlü mutabakata güvenerek ödeme yapmak, sonradan ispat sorunu doğurur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; takip türüne göre süreler ve itiraz usulü değişir. Ödeme emri tebliğ edildiğinde vakit kaybetmeden hukuki destek almanız, kapanması güç hak kayıplarını önler.