İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Alacaklının Konumu: Yedi Günlük İtiraz ve Belge Sıralaması

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Bir borçlunun konkordato talebi, alacaklı tarafında hem takip hukukuna hem de ticari ilişkinin geleceğine dokunan bir dizi karar gerektirir. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen konkordato sürecinde alacaklının en büyük riski, hangi itirazın hangi merci önünde ve hangi sürede ileri sürüleceğini geç fark etmesidir. Bu rehber, alacağın kayda geçirilmesinden başlayarak delil sıralamasını ve merci hatasını ele alır.

Mühlet Kararının Alacaklıya Etkisi

Geçici ve kesin mühlet kararlarıyla birlikte borçluya karşı takip yapılması kural olarak durur, başlamış takipler duraklar. Bu, alacağın ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak alacaklının hareket alanı daralır. Rehinli alacaklılar ile işçi alacakları gibi bazı kalemler bakımından farklı sonuçlar doğduğundan, alacağın niteliği ilk günde belirlenmelidir. Mühlet süresince muhatap artık yalnızca borçlu değil, görevlendirilen komiserdir; yazışmaların bu kanaldan ve yazılı biçimde yürütülmesi sonraki itirazların dayanağını oluşturur.

Alacağın Kayda Geçirilmesi ve Belgeler

  1. Sözleşme, sipariş ve teslim belgeleri ile faturaların eksiksiz dökümü
  2. Cari hesap ekstresi ve mutabakat yazışmaları
  3. Teminat, rehin, ipotek ve kefalet ilişkisini gösteren belgeler
  4. Devam eden icra takiplerinin dosya numaraları ve aşamaları
  5. Faiz ve ferilerin hangi tarihe kadar hesaplandığını gösteren tablo

Alacağın komisere bildirilmemesi ya da eksik bildirilmesi, alacaklılar toplantısındaki konumu zayıflatır. Bildirim yapılırken alacağın imtiyazlı olup olmadığı ve teminat durumu ayrıca belirtilmelidir.

İtiraz Kanalları ve Süre Baskısı

Konkordato sürecinde birden fazla itiraz noktası vardır ve bunlar birbirinin yerine geçmez. Alacağın kabul edilmemesine ya da eksik kabul edilmesine karşı izlenecek yol ile projenin tasdikine karşı ileri sürülecek itirazlar farklıdır. Ayrıca borçluya karşı yürütülen icra takiplerinde ödeme emrine itiraz için kanunda öngörülen yedi günlük süre kendi mantığıyla işlemeye devam eder; konkordato sürecinin varlığı bu süreyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Alacaklılar toplantısındaki oyun ve varsa muhalefetin tutanağa geçirilmesi, tasdik aşamasındaki itirazın dayanağını oluşturduğundan ihmal edilmemelidir.

Tasdik ve Sonrasında Yapılacaklar

Projenin tasdiki hâlinde alacak, tasdik edilen şartlara göre ödenir; bu nedenle projede öngörülen oran, vade ve teminat yapısı satır satır incelenmelidir. Tasdik talebinin reddi ya da mühletin kaldırılması hâlinde ise iflas ihtimali gündeme gelir ve alacaklının stratejisi tümüyle değişir. Her iki senaryo için hazırlık yapılması, sürecin başında alınacak kararların isabetini artırır. Borçlunun mühlet öncesindeki bazı işlemlerinin sorgulanabileceği de göz önünde tutulmalı, şüpheli devirlere ilişkin veriler baştan not edilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. Alacağın türü ve teminat durumu izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, mühlet kararı ilan edildiğinde hukuki değerlendirmeyi geciktirmemek gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla