İçeriğe geç
AC

Konkordato Sürecinde 7 Günlük İtiraz ve Görevli Mahkeme

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Borç ödeme güçlüğüne düşen bir işletmenin konkordato talebi, alacaklı açısından iki farklı takvimi aynı anda başlatır: bir yandan mevcut icra takiplerinin akıbeti, diğer yandan ödeme emrine itiraz gibi kısa ve katı süreler. İİK ve HMK çerçevesinde bu iki takvimin karıştırılması, alacağın konkordato masasında hiç görünmemesine kadar giden sonuçlar doğurabilir.

Konkordato Talebini Hangi Mahkeme İnceler?

Konkordato talebi icra dairesine veya icra mahkemesine değil, asliye ticaret mahkemesine yapılır. Yetkili mahkeme, iflâsa tabi borçlular bakımından borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Buna karşılık konkordato mühleti sırasında yürütülen takip işlemlerine, hacizlere ve sıra cetveline yönelik şikâyet ile itirazlar icra mahkemesinin alanında kalır. Alacaklıların en sık yaptığı hata, mühletle ilgili her uyuşmazlığı ticaret mahkemesine, takiple ilgili her uyuşmazlığı icra mahkemesine taşımaya çalışırken bu ayrımı gözden kaçırmaktır.

7 Günlük İtiraz Nerede Devreye Girer?

İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi, tebliğden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında takip kesinleşir. Konkordato bağlamındaki kritik nokta şudur: mühlet kararı verilmesi, daha önce kesinleşmiş bir takibin sonuçlarını geriye dönük olarak ortadan kaldırmaz. Bu nedenle borçlu, konkordato başvurusu yapacak olsa dahi kendisine tebliğ edilen ödeme emirlerine süresinde itiraz etmeyi ihmal etmemelidir.

Tebligat Gecikmesinin Yarattığı Tuzak

Yedi günlük süre, şirket adreslerinde en çok tökezlenen süredir. Tebligatın şirket merkezinde evrakı teslim alan bir çalışana yapılması, ticaret sicilindeki adresin güncellenmemiş olması ya da evrakın muhasebe biriminde bekletilmesi, süreyi fiilen üç dört güne indirir. Riski düşürmek için:

  1. Ticaret sicilindeki adres ve KEP bilgilerinin güncel tutulması
  2. Gelen tüm tebligatların aynı gün tarih kaşesiyle kayda alınması
  3. Tebliğ mazbatasındaki tarihin, zarfın üzerindeki tarihle karşılaştırılması
  4. Usulsüz tebligat iddiası varsa öğrenme tarihinin belgeyle desteklenmesi

Alacaklı Tarafın Kontrol Listesi

Mühlet ilan edildikten sonra alacaklının önceliği takip yapmak değil, alacağını kayıt altına almaktır. Alacağın komisere bildirilmesi, dayanak belgelerin eksiksiz sunulması, alacaklılar toplantısındaki oy hakkı ve projeye itiraz imkânı ayrı ayrı takip edilmelidir. Rehinli alacaklar ile imtiyazlı alacakların projedeki konumu farklı olduğundan, alacağın niteliği baştan doğru tanımlanmalıdır.

İkinci Aşama İçin Hazırlık

Kesin mühlet talebinin reddi, konkordatonun tasdik edilmemesi veya mühletin kaldırılması hallerinde izlenecek kanun yolu ve süresi baştan planlanmalıdır. Bu kararların sonuçları hızlı doğduğundan, gerekçeli karar beklenirken hazırlık yapılması pratikte belirleyici olur.

Yukarıdaki çerçeve genel bir yol haritasıdır; borçlunun iflâsa tabi olup olmaması, alacağın türü ve mühletin aşaması sonucu değiştirir. Elinizde tebliğ edilmiş bir evrak varsa, süre işlemeye başlamış olabileceğinden değerlendirmeyi geciktirmemenizde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla