İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Yedi Günlük İtiraz Penceresi: Alacaklı ve Borçlu İçin Risk Kontrol Listesi

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Konkordato süreçlerinde kararlar hızlı verilir, süreler kısadır ve bir adımın kaçırılması dosyanın tamamındaki konumu değiştirir. Özellikle yedi günlük itiraz pencereleri, hem borçlu hem alacaklı bakımından belirleyicidir. İİK ve HMK çerçevesinde işleyen bu süreçte en pahalı hata, doğru itirazın yanlış mercie ya da yanlış dosyaya yöneltilmesidir.

Hangi İşleme, Nerede İtiraz Edilir

Konkordato dosyası tek bir merci etrafında dönmez. Geçici ve kesin mühlet kararları, komiserin işlemleri, alacak kaydına ilişkin değerlendirmeler ve mühlet içinde başlatılan ya da duran takipler farklı adresleri işaret eder. Bir alacağın cetvele hangi tutarla ve hangi sırayla yazıldığına ilişkin itiraz ile icra dairesinde yürüyen bir takibin durup durmadığına ilişkin uyuşmazlık aynı yerde çözülmez. Bu ayrım yapılmadan verilen dilekçe, çoğunlukla süresi içinde verilmiş sayılmaz.

Alacaklı Tarafı İçin Kontrol Listesi

  1. Alacak, borçlunun sunduğu listede yer alıyor mu; tutar ve nitelik doğru mu?
  2. Rehinli, imtiyazlı ya da adi alacak ayrımı doğru yapılmış mı?
  3. Alacağı doğuran belgeler kayıt için eksiksiz sunuldu mu?
  4. Mühlet öncesi başlatılmış takiplerin durumu kontrol edildi mi?
  5. Toplantı ve oylama takvimi not edildi mi; temsil için yetki belgesi hazır mı?
  6. Projedeki ödeme planı, alacağın vadesi ve teminat durumuyla karşılaştırıldı mı?

Borçlu Tarafı İçin Kontrol Listesi

  • Sunulan mali tabloların ve ara raporların tarihleri birbirini tutuyor mu?
  • Komiserin talep ettiği bilgi ve belgeler süresinde verildi mi; gecikmeler gerekçelendirildi mi?
  • Mühlet içinde yapılan işlemler, izne tabi olanlar bakımından ayrıştırıldı mı?
  • Ödeme projesinde öngörülen oran ve vadeler, nakit akışıyla desteklenebiliyor mu?
  • Ret ihtimaline karşı alternatif yapılandırma seçenekleri hazırlandı mı?

Yedi Günlük Pencereyi Kaçırmamak

Kısa sürelerde en sık yapılan hata, sürenin tebliğ tarihinden değil, kararın öğrenildiği andan başlatılacağının varsayılmasıdır. Tebligatın kime, hangi adrese ve hangi tarihte yapıldığı ilk gün kayda geçirilmelidir. Vekille takip edilen dosyalarda tebligatın vekile yapılması esas olduğundan, asile ulaşan bir bilgi süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Elektronik tebligat kullanılan hâllerde okunma anına ilişkin kuralın gözden kaçırılması da tipik bir kayıp sebebidir.

Dilekçenin İçeriğini Ölçülebilir Kurmak

İtiraz dilekçesi, genel bir memnuniyetsizlik metni olmamalıdır. Hangi kalemin hangi tutarla düzeltilmesi istendiği, hangi belgenin bu talebi desteklediği ve talebin kabulü hâlinde tabloda ne değişeceği açıkça gösterilmelidir. Rakamla ifade edilmeyen itirazların incelenmesi uzar ve çoğu zaman soyut kaldığı gerekçesiyle karşılık bulmaz.

Yukarıdaki başlıklar genel bir çerçeve sunar; dosyanızdaki mühlet kararının kapsamı ve alacağınızın niteliği sonucu doğrudan etkiler. Kısa süreler söz konusu olduğundan, karar elinize ulaştığı gün hukuki destek almanız gecikme riskini azaltır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla