Konkordato, borçluyu icra baskısından tamamen kurtaran bir sığınak değil; sıkı denetim altında yürüyen bir yeniden yapılandırma sürecidir. Borçlu açısından asıl mesele mühlet kararını almak değil, mühlet boyunca tasarruf yetkisine getirilen sınırlar içinde ticari faaliyeti sürdürebilmektir. Bu rehber, İİK çerçevesinde borçlunun hangi haklara sahip olduğunu ve hangi işlemlere karşı hangi başvuruyu yapabileceğini ele alır.
Mühlet Kararının Borçluya Sağladığı Koruma
Geçici ve kesin mühlet kararlarıyla birlikte borçlu aleyhine yeni takip yapılması ve mevcut takiplerin sürdürülmesi kural olarak durur; rehinli alacaklılar bakımından ise özel bir rejim işler. Bu koruma mutlak değildir ve kanunda sayılan istisnaları vardır. Borçlunun ilk yapması gereken, hangi alacak kaleminin koruma kapsamında olduğunu, hangisinin dışında kaldığını kalem kalem tabloya dökmektir.
Komiser Denetimi ve Tasarruf Yetkisi
Mühlet süresince borçlu, işlerini komiserin gözetiminde yürütür. Mahkeme, bazı işlemleri geçerli olarak yapılabilmesini komiserin katılımına veya kendi iznine bağlayabilir. Uygulamada sorun çıkaran işlemler şunlardır:
- Taşınmaz ve işletme değeri taşıyan makinelerin devri.
- Rehin tesisi ve kefalet verilmesi.
- Karşılıksız kazandırmalar ve olağan iş akışı dışındaki ödemeler.
- Yeni ve yüksek tutarlı finansman taahhütleri.
Usule Aykırı İşlem Riski ve Şikâyet Yolu
Sürecin en kırılgan noktası, mühletin varlığına rağmen yürütülen icra işlemleridir. Böyle bir durumda borçlunun izleyeceği sıra nettir:
- İşlemi yapan icra dairesine mühlet kararını ve tarihini gösteren dilekçeyi sunmak.
- İşlem geri alınmazsa icra mahkemesine şikâyet yoluna gitmek; şikâyette işlemin hangi tarihte öğrenildiğini belgelemek.
- Komiseri bilgilendirerek durumu ara raporlara yansıtmak.
- Aynı alacaklının tekrarlayan işlemleri varsa bunları tek dosyada birleştirerek sistematik ihlali ortaya koymak.
Alacaklı İtirazlarına Karşı Hazırlık
Alacaklılar, projenin gerçekçi olmadığını, mal varlığının eksik gösterildiğini veya borçlunun iyiniyetli olmadığını ileri sürebilir. Borçlunun bu itirazlara karşı elindeki en güçlü araç, ara bilançolar ile nakit akış tablolarının tutarlılığıdır. Projede öngörülen tahsilat varsayımları, geçmiş dönem verileriyle desteklenmediğinde tasdik aşaması riske girer.
Tasdik Aşamasına Bakış
Kesin mühletin sonunda mahkeme, projeyi ve alacaklı iradesini birlikte değerlendirir. Bu nedenle mühlet dönemi, yalnızca nefes alma süresi olarak değil, tasdik dosyasının delilinin üretildiği dönem olarak planlanmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir. Konkordato dosyalarında şirketin sektörü ve alacaklı yapısı süreci belirgin biçimde değiştirir; adım atmadan önce mali ve hukuki değerlendirmenin birlikte yapılması gerekir.